DOLAR
44,8942
EURO
52,9284
ALTIN
6.898,07
BIST
14.484,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C

Samimiyet mi, Siyaset mi? İftar Sofralarından Yansıyanlar

23.02.2026 10:43 | Son Güncellenme: 26.02.2026 20:43
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 23 Şubat 2026

Ramazan ayı geldiğinde sokaklarımızda, mahallelerimizde ve dijital ekranlarımızda tanıdık bir hareketlilik başlıyor. İftar sofraları kuruluyor, kandil simitleri dağıtılıyor, cami avlularından fotoğraflar paylaşılıyor. Buraya kadar her şey, binlerce yıllık geleneğimizin ve toplumsal dayanışmamızın bir parçası gibi görünüyor. Ancak son yıllarda bu tablonun içine sızan bir soru işareti var: Bu manzaralar birer ibadet ve dayanışma örneği mi, yoksa siyasi birer halkla ilişkiler (PR) çalışması mı?

Sağ Elin Verdiğini Sosyal Medya Görmeli mi?

İnancımızın temel taşlarından biri olan “Sağ elin verdiğini sol el görmesin” düsturu, günümüzde yerini “Kamera kayıttaysa iyilik yapılmıştır” anlayışına bırakmış durumda. Bir siyasetçinin veya mülki amirin bir vatandaşın evine konuk olması, onunla aynı ekmeği bölüşmesi kuşkusuz kıymetlidir. Ancak bu ziyaretin samimiyeti, sofradaki lokmadan ziyade arkadaki flaşların sayısıyla ölçülmeye başlandığında, o manevi ruh zedeleniyor.

Cami içinden yapılan paylaşımlar, ibadetin mahremiyetini kamusal bir gösteriye dönüştürüyor. Huşu içinde geçmesi gereken anlar, “beğeni” ve “etkileşim” kaygısıyla dijital bir malzemeye indirgeniyor.

Değerlerin Araçsallaştırılması

Dini değerlerin siyaset sahnesinde bu kadar yoğun kullanılması, iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bir yandan toplumun değerlerine sahip çıkıldığı mesajı verilirken, diğer yandan bu kutsal değerler günlük siyasi tartışmaların malzemesi haline getiriliyor. Siyaset doğası gereği çatışmacıdır; oysa dini değerler birleştirici olmalıdır. Bir kandil simidi dağıtımı ya da bir iftar programı, bir siyasi partinin gövde gösterisine dönüştüğünde, toplumun bir kesimi bu manevi iklimden kendini dışlanmış hissedebiliyor.

Sonuç Yerine: Nezaket ve Mesafe

Toplum olarak siyasetçilerden beklentimiz; inançlarımıza saygı duymaları, geleneklerimizi yaşatmalarıdır. Ancak bu, inancın siyasi bir vitrin malzemesi yapılması anlamına gelmemeli. Gerçek bir kucaklaşma, kameralar kapandığında da o sofrada oturabilmekten; gerçek bir dayanışma ise gösterişten uzak, sessizce yardıma koşabilmekten geçer.

Dini değerleri siyasetin rüzgarına kaptırmak, uzun vadede en çok o değerlerin kendisine zarar veriyor. Maneviyatı, siyasetin geçici gündeminden kurtarıp hak ettiği vakur ve samimi yere tekrar taşımamız gerekiyor.

#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.