DOLAR
45,0522
EURO
52,7141
ALTIN
6.711,05
BIST
14.594,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
15°C
Cuma Yağmurlu
12°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C

Pek çok şey; ANORMAL düzeyde, NORMAL görünüyor.

24.04.2026 17:06 | Son Güncellenme: 24.04.2026 18:14
A+
A-

Gerçi anormal ya da normal kavramları bütünüyle görecelidir…

Örneğin; yaz aylarında Beykoz sahillerinde bikini veya mayo ile dolaşmak kimileri için ne kadar normalse, kimileri için de o kadar anormaldir.

Peki, doğru nedir?

Görecelidir…

Aslında yanlış da göreceli, hak da, hukuk da görecelidir bu dünyada…

Mutlak, ne var?

Her çağda ve her anda mutlak gerçek, ezeli ve ebedi olan “güçlü ve zayıflar” var…

Güçlüler de, çapları düzeyinde zayıf olanları, ölü veya diri istediği biçime dönüştürürler

Peki; teknolojik gelişme sağlamış ülkeler mi daha güçlüdür, yoksa tarımsal zenginlikleri olan ülkeler mi daha güçlüdür?

Bu tür tartışmalarda ilk akla gelen ıssız bir adada veya çölün ortasında yapayalnız kalan bir insan, varlığını teknoloji ürünleriyle mi sürdürür, yoksa tarım ürünleriyle mi cevabıdır?

Tabi ki; tarım…

Peki, Anadolu coğrafyasıyla dünyanın en verimli topraklarına sahip olmamıza rağmen, neden teknoloji üreten ülkelerden daha az güçlüyüz?

Yeterince tarım ürünleri üretmediğimiz için mi? 

Hayır…

Neden öyleyse? 

Şundan:

Tarım ürünleri için insan ya da insanların sarf ettiği emek gücü ile teknolojik ürünler için insan ya da insanların sarf ettiği emek gücü arasında çok büyük emek farkı vardır.

Örneğin; tarım ürünleri için sarf edilen emeğin çok büyük bölümünü, Yaratan insanlara verir.

Yani yağmur veya karın yağması, mevsimlerin değişmesi, güneşin doğması,  toprağın doğurması doğrudan insan emeği değildir.

Tarım ürünleri doğrudan Yaratan’ın tüm canlılara verdiği bir olanaktır ve bu olanaklardan yararlanmak için insanlar teknolojik ürünlere göre  daha az emek sarf eder.

Hatta yılda 6 ay çalışıp, 6 ay da yatabilirler…

Ayrıca Yaratanın sağladığı rutin olanaklarla insan emeği hiç olmadan bile kendiliğinden yetişen pek çok tarım ürünü vardır…

Oysa insanların teknolojik ürünler için sarf ettikleri emekler, yüzde yüz kendilerine aittir.

Yani kar, ya da yağmur yağdığı, mevsimlerin değiştiği veya güneş doğduğu için hiç kimse bilgisayar, ya da bir buzdolabı üretemez.

Çünkü bilgisayar veya bir buzdolabı üretmek için yüzde yüz insan kurgusu ve emeğine ihtiyaç vardır.

Yani güçlüyü de, zayıfı da belirleyen aslında sadece ve sadece örgütlenmiş emektir…

Bu nedenledir ki; daha çok örgütlenmiş ve kurgulanmış emekle sanayisi gelişmiş ülkeler her zaman çok daha güçlüdür…

Çünkü gelişmek ve güçlü olabilmek için daha çok emek örgütlemiş, daha çok çalışmışlardır…

Alanlarında gerçekten daha liyakatlidirler…

Liyakat de, SADECE DEVLET DİSİPLİNİYLE ALINMIŞ DİPLOMALI EĞİTİM DEĞİLDİR; her zaman ve her koşulda daha çok emek demektir…

Devam edecek…

SEYFULLAH KILIÇ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.