www.medyabeykoz.com | 2 Haziran 2026
Kulağa ilk anda bir başarı hikayesi gibi gelen bu cümlenin arkasındaki gizli özneye ve zamana baktığımızda ise karşımıza çok başka bir tablo çıkıyor. Bu ülkeyi tam 25 yıldır kesintisiz, tek başına, her türlü yasama ve yürütme gücünü elinde bulundurarak yönetenler, bugün kalkıp “30 yıllık sorunu çözdük” diye övünemezler. Övünmeye kalktıklarında, o meydanları dolduranlar da sandığa gidecek olanlar da haklı olarak, sorma hakkını kendinde bulurlar.
Peki, hafızasını ve mantığını kaybetmemiş bir toplum, bu iddia karşısında neler sorar? Gelin, o soruları tek tek masaya yatıralım.
Eğer bir sorun 30 yıllıksa ve siz bu sürenin 25 yılında iktidardaysanız, bu sorunun ömrünün %83’ü zaten sizin döneminizde yaşanmış demektir. Toplum haklı olarak sorar: “Bu sorunu çözmek için neden çeyrek asır beklediniz? İlk 5 yılda, 10 yılda ya da 20 yılda elinizi tutan neydi?” Bir sorunun 25 yıl boyunca büyümesine, kemikleşmesine ve insanı bezdirmesine göz yumup, son virajda çözümü bir lütuf gibi sunmak başarı mıdır, yoksa zaman kaybı mı?
İktidara geldiğinizde henüz 5 yıllık, nispeten taze ve çözümü daha kolay olan bir mesele, sizin yönetiminiz altında serpilip 30 yıllık devasa bir kriz haline geldiyse, burada bir yönetim zafiyeti yok mudur? “25 yıl boyunca bu sorunu çözmeyerek, aslında onun kronikleşmesine ve yapısal bir kangrene dönüşmesine siz zemin hazırlamadınız mı?”
Siyasi tarihimiz, rafta bekletilen dosyaların ne zaman indirileceğini iyi bilir. Vatandaşın aklına şu soru gelir: “Bu sorun madem bugünkü iradeyle çözülebiliyordu, neden bugüne kadar beklendi? Çözümün zamanlaması toplumsal bir ihtiyaçtan mı kaynaklanıyor, yoksa sıkışan seçim takvimlerinden ve siyasi ikbal arayışlarından mı?”
Bir sorunun 25 yıl boyunca çözülmemiş olması; o süreçte heba olan milyarlarca lira, kaybedilen insan kaynağı, çekilen cefa ve kaçırılan fırsatlar demektir. “Bu çeyrek asırlık gecikmenin topluma, ekonomiye ve geleceğimize faturası ne oldu? Bu kayıp yılların hesabını ve vebalini kim üstlenecek?”
Mesele Çözmek Değil, Geciktirmektir
Siyasette başarı, sorunları zamana yayarak onlardan siyasi rant devşirmek değil; en kısa sürede, en az maliyetle ortadan kaldırmaktır. 25 yılın sonunda gelen çözüm, bir “başarı müjdesi” olmaktan ziyade, ancak ve ancak bir “gecikmişlik itirafı” olabilir.
Sonuç olarak; 25 yıldır direksiyonda oturanların, yolun bozukluğundan şikayet etmeye de o yolu çeyrek asır sonra tamir ettikleri için alkış beklemeye de hakkı yoktur. Bugün yapılması gereken şey, övünme kürsülerine çıkmak değil; bu topluma çektirilen 25 yıllık gecikme için samimi bir özeleştiri vermektir. Çünkü millet, kör değil; hesabı da hafızası da sanıldığı kadar zayıf değil.
SEHER SEZGİN
#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber