DOLAR
44,5641
EURO
52,2366
ALTIN
6.843,17
BIST
13.689,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
13°C
İstanbul
13°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
10°C
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Mimar Başkan’ın Yarım Kalan Vizyonu

01.02.2026 04:00 | Son Güncellenme: 01.02.2026 09:53
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 1 Şubat 2026

Beykoz Belediye Başkanı Mimar Alaattin Köseler’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte, ilçenin kronikleşmiş imar ve mülkiyet sorunlarını 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun korumacı ruhuyla çözmeyi hedefleyen “Geleceğin Beykoz’u” vizyonu da askıda kaldı. Köseler yönetiminde hazırlanan 2025-2029 Stratejik Planı, doğayı betonla değil, estetik ve güvenle buluşturan teknik bir yol haritası olarak tasarlanmıştı.

BEYKOZ – İstanbul’un incisi Beykoz için hazırlanan en kapsamlı kentsel dönüşüm vizyonu, yönetimin değişmesiyle birlikte yeniden tartışma konusu oldu. Mimar Alaattin Köseler’in teknik liderliğinde şekillenen stratejik hedefler, Beykoz’u Boğaziçi Kanunu’na tam uyumlu, depreme dirençli ve doğayla barışık bir “Bahçe Şehir” haline getirmeyi amaçlıyordu.

Sahil Hattı Tamamen Kamusal Alan Olacaktı

Köseler’in vizyonunda, Boğaziçi Kanunu’nun “Öngörünüm” ve “Sahil Şeridi” kuralları en katı haliyle uygulanacaktı. Sahil hattının ticari kaygılardan arındırılması, tamamen halkın kullanımına açılması ve sosyal donatılarla zenginleştirilmesi temel hedefler arasındaydı. Boğaz’ın vitrini olan bu bölgelerde konut dokusuna geçit verilmemesi, mevcut yeşil varlığın ise kamulaştırma ve ağaçlandırma yoluyla korunması düşünülmüştü.

Yatay Mimari ve Mahalle Kültürü

Geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde ise Beykoz halkının yıllardır beklediği imar barışı, teknik bir disiplin içinde kurgulanmıştı:

  • Düşük Yoğunluklu Yerleşim: Binaların taban alanının parselin %15’ini geçmemesi ve geniş bahçeler içerisinde konumlanması esas alınmıştı.
  • 4-5 Kat Sınırı: Kanun çerçevesinde kalarak, geri görünümde 4 kat (12.50 m), etkilenme bölgesinde ise 5 kat (15.50 m) sınırı ile yatay bir silüet hedeflenmişti.
  • Deprem Güvenliği: Eskiyen yapı stokunun mahalle kültürü bozulmadan yerinde dönüştürülmesi ve afetlere karşı dirençli hale getirilmesi planın temel taşıydı.

Sürdürülebilir ve Modern Bir Altyapı

Mimar kimliğiyle projeye yaklaşan Köseler, “Yeşil Bina” teşviklerini hayata geçirmeyi amaçlamıştı. Yeni yapılacak binaların enerji verimli, çevre dostu ve Boğaziçi’nin tarihi dokusuna uygun estetik cephelere sahip olması zorunlu tutulacaktı. Beykoz’un sanayi ve depolama alanlarından tamamen arındırılarak, turizm ve nitelikli yaşam odaklı bir merkeze dönüştürülmesi öngörülmüştü.

Katılımcı Yönetim Anlayışı Planın Odağındaydı

Köseler döneminde hazırlanan bu yol haritasında, imar süreçlerinin halkla şeffaf bir iletişimle yürütülmesi ve mülkiyet sorunlarının yasal zeminde çözüme kavuşturulması planlanmıştı. Bakanlık ve İBB ile eş güdümlü yürütülecek onay süreçleri sayesinde, Beykozluların kendi topraklarında güvenle ve yasal güvenceyle yaşaması hedefleniyordu.

Mimar Alaattin Köseler’in görevden uzaklaştırılması, bu teknik ve estetik dönüşüm planının geleceği konusunda ilçede belirsizlik yarattı. Beykoz’un “Bahçe Şehir” olma hayali, hazırlanan bu beş yıllık stratejik planın tozlu raflardaki yerini almasıyla bir süre daha bekleyecek gibi görünüyor.

ETİKETLER:
Yorumlar

  1. kofin dedi ki:

    Alaattin Köaeler dışında, mevcut siyasilerden hiç biri Beykozluların lehine plan yapmaz, YA-PA-MAZ….