

www.medyabeykoz.com | 1 Şubat 2026
Beykoz Belediye Başkanı Mimar Alaattin Köseler’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte, ilçenin kronikleşmiş imar ve mülkiyet sorunlarını 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun korumacı ruhuyla çözmeyi hedefleyen “Geleceğin Beykoz’u” vizyonu da askıda kaldı. Köseler yönetiminde hazırlanan 2025-2029 Stratejik Planı, doğayı betonla değil, estetik ve güvenle buluşturan teknik bir yol haritası olarak tasarlanmıştı.
BEYKOZ – İstanbul’un incisi Beykoz için hazırlanan en kapsamlı kentsel dönüşüm vizyonu, yönetimin değişmesiyle birlikte yeniden tartışma konusu oldu. Mimar Alaattin Köseler’in teknik liderliğinde şekillenen stratejik hedefler, Beykoz’u Boğaziçi Kanunu’na tam uyumlu, depreme dirençli ve doğayla barışık bir “Bahçe Şehir” haline getirmeyi amaçlıyordu.
Sahil Hattı Tamamen Kamusal Alan Olacaktı
Köseler’in vizyonunda, Boğaziçi Kanunu’nun “Öngörünüm” ve “Sahil Şeridi” kuralları en katı haliyle uygulanacaktı. Sahil hattının ticari kaygılardan arındırılması, tamamen halkın kullanımına açılması ve sosyal donatılarla zenginleştirilmesi temel hedefler arasındaydı. Boğaz’ın vitrini olan bu bölgelerde konut dokusuna geçit verilmemesi, mevcut yeşil varlığın ise kamulaştırma ve ağaçlandırma yoluyla korunması düşünülmüştü.
Yatay Mimari ve Mahalle Kültürü
Geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde ise Beykoz halkının yıllardır beklediği imar barışı, teknik bir disiplin içinde kurgulanmıştı:
Sürdürülebilir ve Modern Bir Altyapı
Mimar kimliğiyle projeye yaklaşan Köseler, “Yeşil Bina” teşviklerini hayata geçirmeyi amaçlamıştı. Yeni yapılacak binaların enerji verimli, çevre dostu ve Boğaziçi’nin tarihi dokusuna uygun estetik cephelere sahip olması zorunlu tutulacaktı. Beykoz’un sanayi ve depolama alanlarından tamamen arındırılarak, turizm ve nitelikli yaşam odaklı bir merkeze dönüştürülmesi öngörülmüştü.
Katılımcı Yönetim Anlayışı Planın Odağındaydı
Köseler döneminde hazırlanan bu yol haritasında, imar süreçlerinin halkla şeffaf bir iletişimle yürütülmesi ve mülkiyet sorunlarının yasal zeminde çözüme kavuşturulması planlanmıştı. Bakanlık ve İBB ile eş güdümlü yürütülecek onay süreçleri sayesinde, Beykozluların kendi topraklarında güvenle ve yasal güvenceyle yaşaması hedefleniyordu.
Mimar Alaattin Köseler’in görevden uzaklaştırılması, bu teknik ve estetik dönüşüm planının geleceği konusunda ilçede belirsizlik yarattı. Beykoz’un “Bahçe Şehir” olma hayali, hazırlanan bu beş yıllık stratejik planın tozlu raflardaki yerini almasıyla bir süre daha bekleyecek gibi görünüyor.
Alaattin Köaeler dışında, mevcut siyasilerden hiç biri Beykozluların lehine plan yapmaz, YA-PA-MAZ….