16 YIL ÖNCE YAZMIŞIM…
16 YIL ÖNCE YAZMIŞIM…
Bugün Okuyunca İnsan Düşünmeden Edemiyor
18 Temmuz 2009
Geçmişte yazdığım yazıları zaman zaman yeniden okuyorum.
İnsan bazen kendi yazdıklarına bile şaşırıyor.
Bu yazıyı 18 Temmuz 2009’da yazmışım.
Aradan tam 16 yıl geçmiş.
O günün Türkiye’sine bakarak yazdığım bazı cümleleri bugün yeniden okuyunca, ister istemez şu soruyu soruyorum:
Acaba gerçekten ne kadar değiştik?
O gün şöyle yazmışım:
“Kalem tutmasını dahi bilmiyorum,
ama yazıYORUM.”
“Kriz bizi teğet geçecek,
ama ben batıYORUM.”
“İfade hürriyeti var,
ama ben yazarken korkuYORUM.”
“Türkiye’de demokrasi var,
onu çok seviYORUM.”
“Herkese şeffaf davranacağım,
siyaset yapıYORUM.”
“Dürüstlük asgari standardımız olmalıdır,
işte buna inanmıYORUM.”
Piyasalarda durgunluk…
Siftah edemeyen esnaf…
Kapanan işyerleri…
Artan fiyatlar…
Emeklinin geçim sıkıntısı…
Trafik…
Gelir dağılımındaki adaletsizlik…
Demokrasi, insan hakları, barış ve sevgi özlemi…
Bunların hepsini biraz mizahla, biraz kızgınlıkla, biraz da çaresizlikle anlatmaya çalışmışım.
Hatta Beytaş’taki bir anket üzerinden “anketsel tahakküm” diyecek kadar da kendi üslubumca eleştirmişim.
Benzine, suya, elektriğe gelen zamları yazmışım.
Emeklinin aldığı zammı yazmışım.
Kavacık’tan Levent’e 2,5 saatte giden yolu yazmışım.
Ve bütün bunları anlatırken bir taraftan da:
“Ülkede her şey güllük gülistanlık, ressam gibiyim, resim çiziYORUM.”
demişim.
Bugün dönüp baktığımda, bazı sorunların şekil değiştirdiğini ama bazılarının hâlâ hayatımızın içinde olduğunu görüyorum.
Belki rakamlar değişti…
Teknoloji değişti…
Siyasetin dili değişti…
İletişim değişti…
Ama vatandaşın beklentisi aslında hiç değişmedi.
Adalet istiyor.
Huzur istiyor.
Özgürlük istiyor.
Geçinebileceği bir gelir istiyor.
Çocuklarının geleceğinden endişe etmek istemiyor.
Ve en önemlisi;
Devletine güvenmek istiyor.
16 yıl önce de bunları istiyorduk.
Bugün de istiyoruz.
O gün yazdığım yazının sonunda ise bütün eleştirilerime rağmen şu cümleyi koymuşum:
“Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
Aradan 16 yıl geçti.
Bugün de aynı düşüncedeyim.
Çünkü ülkesini eleştirmek, ülkesinden vazgeçmek değildir.
Tam tersine…
Daha güzel, daha adil, daha özgür ve daha huzurlu bir Türkiye istemektir.
Ben bugün de;
İNANIYORUM.
ÇALIŞIYORUM.
GÜVENİYORUM.
Belki bazı şeyler değişti.
Belki bazı şeyler hiç değişmedi.
Ama değişmesini istediğimiz şeyler için konuşmaya, yazmaya ve düşünmeye devam etmek gerekiyor.
Çünkü bazen yıllar sonra eski bir yazınızı açıp okuyorsunuz ve kendi kendinize:
“Ben bunu 16 yıl önce de yazmışım…”
diyorsunuz.
Sonra bir bardak su içiyorsunuz.
İçiYORUM…
İçiYORUM…
İçiYORUM…
Ve yine yazıYORUM.
Fazla söze gerek yok.
Uydur uydur yorumla…
Saygılarımla,
M. Talat Karasakaloğlu