DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Gösterişli Sofralar mı, Gönül Köprüleri mi?

25.02.2026 05:40 | Son Güncellenme: 26.02.2026 21:02
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 25 Şubat 2026

Ramazan ayı, ruhumuza dinginlik, soframıza bereket ve toplumsal dayanışmamıza güç katmak için kapımızı çalar. Ancak son yıllarda bu kutsal ayın ruhuyla pek de bağdaşmayan, “iftar programı” adı altında düzenlenen şatafatlı organizasyonlar vicdanları yaralamaya devam ediyor. Siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına kadar pek çok kurumun, lüks salonlarda veya büyük mekanlarda düzenlediği bu yüksek maliyetli davetler, akıllara şu soruyu getiriyor: Bu bütçeler gerçekten amacına ulaşıyor mu?

Bir Araya Gelmek mi, Gösteriş mi?

Elbette bir araya gelmek, toplumsal bağları güçlendirmek ve aynı sofrada ekmeği bölüşmek kıymetlidir. İnsanların iletişim kurması, dertleşmesi ve ortak bir paydada buluşması Ramazan’ın sosyal dokusunun bir parçasıdır. Ancak bu buluşmaların maliyeti; kuş sütünün eksik olmadığı menüler, lüks mekan kiraları ve protokollere ayrılan dev bütçeler olduğunda, “paylaşma” kavramı yerini maalesef “gösterişe” bırakıyor.

Ülkemizin içinden geçtiği ekonomik darboğazda, derin yoksullukla mücadele eden, evinde tenceresini kaynatmakta zorlanan binlerce aile varken; bir akşamlık ihtişam için harcanan paraların muhasebesini iyi yapmalıyız.


Derin Yoksulluk ve Ramazan’ın Gerçek Ruhu

Ramazan ruhu; tokun açın halinden anlaması, elindekini ihtiyaç sahibiyle bölüşmesi ve kimseyi geride bırakmamasıdır. Bir düşünelim:

  • Lüks bir iftar davetine harcanan toplam bütçe ile kaç evin aylık mutfak masrafı karşılanabilir?
  • Kaç çocuğun bayramlık kıyafet hayali gerçeğe dönüşebilir?
  • Kaç öğrencinin eğitim masraflarına omuz verilebilir?

Siyasi partiler ve STK’lar, bu görkemli sofralara ayırdıkları kaynakları doğrudan mahallelerdeki gerçek ihtiyaç sahiplerine aktarsa, bu davranış Ramazan’ın özüne çok daha uygun olmaz mıydı? Bir salon dolusu zaten karnı tok insanı ağırlamak yerine, kapısı çalınmamış bir evin mutfağında sessiz bir sevince vesile olmak, en büyük “davet” değil midir?

Sonuç Olarak

İçinde bulunduğumuz koşullar, bizleri daha sorumlu ve daha duyarlı olmaya davet ediyor. Toplumsal faydayı gözetmesi gereken kurumların, lüks iftar organizasyonlarını bir kenara bırakıp bu kaynakları derin yoksulluk yaşayan ailelerle paylaşması hem vicdani bir ödev hem de toplumsal barış için güçlü bir adımdır.

Gerçek iftar, bir lüks bir yemek salonunda değil; bir çocuğun gözündeki parıltıda, bir ihtiyaç sahibinin duasında ve sessizce yapılan iyilikte gizlidir.

#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.