Bugün size Beykoz’da yaşadığımız, hem trajikomik hem de vicdanları yaralayacak bir olayı anlatacağım.
09.11.2025 tarihinde Beykoz Belediyesi, beni “performans düşüklüğü” ve “ekonomik gerekçeler” iddiasıyla işten çıkardı. O gün eşim hamileydi. Yeni bir aile kurmuş, çocuğumuzu beklerken bir anda işsiz bırakıldım.
Aradan aylar geçti.
Geçtiğimiz hafta ise doğum izninde olan eşime bir telefon geldi. Kucağında henüz 2 aylık bebeğimiz varken, işine son verildiği bildirildi. Üstelik gerekçe yine aynıydı: “Performans düşüklüğü.”
Peki soruyorum…
Doğum iznindeki bir annenin performansı nasıl ölçüldü? İşe gitmeyen bir çalışan için hangi performans değerlendirmesi yapıldı?
2025 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından “Aile Yılı” ilan edildi. Biz yeni evlenmiş, çocuk sahibi olmaya hazırlanan bir aileydik. O dönemde beni işten çıkardınız.
2026 yılında ise nüfusun gençleşmesi, ailelerin güçlenmesi ve çocuk sahibi olunması yönünde çağrılar yapılırken, siz bu kez kucağında 2 aylık bebeği olan eşimi işsiz bıraktınız.
İnsanlar işsizken nasıl çocuk sahibi olacak? Nasıl evlenecek? Nasıl yuva kuracak? Nasıl geleceğe umutla bakacak?
Eğer gerçekten ekonomik gerekçeler vardıysa, neden işe alım yaptınız?
Eğer gerçekten performans düşüklüğü vardıysa, neden tek bir tutanak dahi tutulmadı? Neden savunma alınmadı? Neden insanlar bir telefonla işsiz bırakıldı?
Bir insanın ekmeğiyle oynamak bu kadar kolay mı?
Bu yapılan hangi vicdana, hangi adalet anlayışına sığar?
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Sadece adalet istiyoruz. Hukukun ve emeğin korunmasını istiyoruz.
Yazdığım her cümle gerçektir. Abartı yoktur, iftira yoktur. Yaşadığımız olayların birebir anlatımıdır.
Ve şunu da herkes bilsin:
Yarın Beykoz halkı sandığa gittiğinde, ailelerin nasıl mağdur edildiğini, doğum iznindeki bir annenin nasıl işten çıkarıldığını ve insanların ekmeğiyle nasıl oynandığını elbette hatırlayacaktır.
Takdir kamuoyunun ve vicdan sahibi herkesindir.
RECEP YILDIZ