DOLAR
44,8518
EURO
52,8672
ALTIN
6.917,29
BIST
14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Hafif Yağmurlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Paşabahçe’nin Camdan Kalbi: Bir Devrin Hafızası ve Beykoz’un Hüzünlü Vedası

20.02.2026 16:57 | Son Güncellenme: 20.02.2026 16:55
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 8 Şubat 2026

Beykoz’un sahil boyunda yankılanan fabrika düdüklerinin sesi duralı çok oldu. Oysa her şey ne kadar büyük umutlarla, boğazın serin sularına karışan fırın hararetiyle başlamıştı. Bugün sofralarımızda parlayan her kadehte, su içtiğimiz her bardakta, aslında sadece bir cam ustasının emeği değil; koca bir kentin, Beykoz’un ve Türkiye’nin sanayileşme sancılarıyla örülü, yer yer hüzünlü tarihçesi gizli.

Atatürk’ün Emaneti, Beykoz’un İlk Tuğlası

Takvimler 1934 yılını gösterdiğinde, Ulu Önder Atatürk’ün bizzat verdiği görevle Türkiye İş Bankası tarafından temelleri atılan bu hayal, 1935 yılında Beykoz Paşabahçe’de gerçeğe dönüştü. 400 yürekli çalışanla başlayan bu yolculuk, günde 25 bin şişe üretme hedefiyle yola çıkmıştı. Beykoz’un çehresi o gün değişti; semtin kaderi kum, ateş ve camla mühürlendi.

Yükselen Fırınlar, Büyüyen Hayaller

1940’lar ve 50’lerde fabrika kabına sığmıyordu. Belçika’dan, Çekoslovakya’dan getirilen dev makinelerle üretim artıyor, 1957‘de Beyoğlu’nda açılan ilk mağaza ile Paşabahçe halkın gönlüne yerleşiyordu. 1960’ta Amerika’ya yapılan ilk ihracat, Türk camının dünyadaki ilk imzasıydı. O yıllarda Beykoz’da yaşamak, “cam” demekti; babadan oğula, ustadan çırağa geçen bir hayat tarzıydı.

Yayılma ve Değişimin Soğuk Rüzgarları

Paşabahçe, bir yandan büyürken bir yandan da asıl yuvasından uzaklaşmaya başlıyordu. 1970’ler ve 80’lerde Kırklareli, Mersin ve Eskişehir’de yeni fabrikalar yükseldi. 1990’da Beykoz Öğümce’deki dekor fabrikasının kapısına kilit vurulduğunda, semtin üzerinde ilk hüzün bulutları dolaşmaya başlamıştı. Teknoloji geliştikçe, o eski el emeğinin yerini soğuk robotlar ve otomatik makineler almaya başladı.

2002: Beykoz’da Bir Devrin Sessizliğe Gömülüşü

Paşabahçe tarihi için en acı sayfa 2002 yılında yazıldı. Şirketin adını aldığı, binlerce ailenin ekmek kapısı olan, camın ruhunun sindiği Beykoz Fabrikası’nda üretime son verildi. Artık o meşhur fırınlar yanmıyor, fabrikanın önünden geçen Beykozlular o tanıdık sıcaklığı hissetmiyordu. Rusya’da, Bulgaristan’da yeni yatırımlar yapılıyor, “Nude” gibi global markalar doğuyordu ama Beykoz’daki o büyük boşluk hiçbir zaman dolmadı.

Camın Kristal Gözyaşları

Bugün Paşabahçe, Milano’dan New York’a kadar uzanan dev bir imparatorluk. Ancak her başarının arkasında, Beykoz sahilinde yarım kalan bir hikâyenin burukluğu var. 2015’te Milano’da mağaza açarken ya da en modern kalite kontrol merkezlerini kurarken, hafızalarda hep o ilk fırının ateşi ve el emeğiyle camı üfleyen ustaların teri duruyor.

Paşabahçe Cam Fabrikası’nın tarihçesi, sadece bir sanayi başarısı değil; aynı zamanda modernleşme yolunda geride bırakılan hatıraların, sönen ocakların ve camın o kırılgan, zarif hüznünün hikâyesidir.

ALAATTİN KILIÇ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.