DOLAR
44,5641
EURO
52,2366
ALTIN
6.843,17
BIST
13.689,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
13°C
İstanbul
13°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
10°C
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

Beykoz Belediyesi ve Kültür Bakanlığı Neyi Bekliyor?

25.02.2026 19:57
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 25 Şubat 2026

Beykoz’un tarih kokan sokaklarında, Türk şiirinin en “garip” ve en içten sesinin yankılandığı o meşhur ahşap köşk, bugünlerde hüzünlü bir sessizliğe büründü. 13 Nisan 1914 sabahı Orhan Veli Kanık’ın dünyaya gözlerini açtığı Yalıköy’deki bu tarihi yapı, kapısına asılan “Satılık” tabelasıyla İstanbul’un kültürel mirasına dair derin bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Gazeteci Adil Bali’nin dikkat çektiği bu gelişme, sadece bir gayrimenkul satışı değil, aynı zamanda şehrin edebi belleğinin bir parçasının, bir devrin hatırasının ihale masasına yatırılmasıdır.


Sessiz Kalmak, Hafızayı Silmektir

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı” diyen bir şairin, dünyayı ilk kez dinlemeye başladığı bu evin akıbeti karşısında Beykoz Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın takındığı sessiz tavır, kültürel mirasımıza verilen değerin bir göstergesi olarak hafızalara kazınıyor.

Şu soruları sormak, her Beykozlunun ve edebiyatseverin hakkıdır:

  • Sorumluluk Kimde? Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin öncülerinden birinin doğduğu bu ev, neden bir müze ya da kültür evi olarak yaşatılmıyor?
  • Kamulaştırma Neden Yapılmıyor? Özel mülkiyet bahanesinin arkasına sığınmak, bir kentin belleğini koruma görevini ortadan kaldırır mı?
  • Belediyecilik Sadece Yol Yapmak mıdır? Beykoz’un ruhunu oluşturan bu ahşap tanıklar birer birer yok olurken, yerel yönetimin “kültürel belediyecilik” vizyonu nerede kalıyor?

“Satılık” Olan Sadece Dört Duvar Değil

Beykoz’un sivil mimari örneklerinden biri olan bu köşk, yıllar içinde pek çok değişime uğrasa da ruhunu korumayı başardı. Ancak bugün üzerindeki o mahcup satış ilanı, bir mülkün ötesinde, kolektif hafızamızın satışa çıkarıldığını simgeliyor.

Yetkililerin bu duruma seyirci kalması, yarın öbür gün bu binanın modern ama ruhsuz bir beton yığınına dönüşmesine davetiye çıkarmaktır. Orhan Veli’nin anısına sahip çıkmak; sadece bir binayı kurtarmak değil, Beykoz’un kimliğini ve Türk edebiyatının köklerini korumaktır.

Beykoz Belediyesi ve Kültür Bakanlığı’na çağrımızdır: Bu tarihi yapı bir an önce koruma altına alınmalı, restorasyonu yapılarak şairin adına yaraşır bir kültür merkezine dönüştürülmelidir. Şiir susmamalı, hatıralar satılmamalıdır.

#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.