Beykoz Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma sürerken, bu kez kamuoyunun önüne çıkarılan konu ne bir ihale ne de belediye bütçesi oldu. Tartışmanın merkezine, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in eşi Firdevs Köseler’in kendi imkânlarıyla satın aldığı bir otomobil yerleştirildi.
Sıradan bir araç alımının dahi “haber” yapılacak noktaya taşınması üzerine, Alaattin ve Firdevs Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer kamuoyuna açıklama yaptı. Kezer, yapılan yayınları algı oluşturma ve hedef gösterme çabası olarak nitelendirdi.

Av. Kezer açıklamasında, “Firdevs Köseler’in şahsına ait bir araç satın almasının, Sayın Alaattin Köseler hakkında devam eden yargılamayla ilişkilendirilmeye çalışılmasını ve ‘ev hanımı’ sıfatı üzerinden yürütülen bu algı operasyonunu üzülerek ve şaşkınlıkla izliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kezer, müvekkilinin uzun yıllar aktif çalışma hayatı olduğunu, bu süreçte edindiği bir evi daha sonra sattığını ve elde ettiği birikimi bankada mevduat olarak tuttuğunu hatırlatarak, satın alınan aracın bu kaynaklarla alındığını vurguladı. Tüm bu bilgilerin, 2024 yerel seçimlerinden sonra Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan mal beyanında da açıkça yer aldığını belirtti.
Kezer, “Hakkında böylesine yoğun bir takip olduğunu bilen bir kişinin yasal olmayan bir durumun parçası olması hayatın olağan akışına aykırıdır” diyerek, yapılan haberlerin hukuki değil siyasi ve psikolojik bir baskı aracı haline getirildiğini savundu.
Ayrıca Firdevs Köseler’in, eşi Alaattin Köseler tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi’ne gidiş gelişleri için Belediye Meclisi kararıyla tahsis edilen aracın, yeniden tutuklama sonrası geri alındığını ve bir daha verilmediğini de hatırlattı.
Av. Kezer, söz konusu yayınların kişisel verilerin gizliliğini ihlal ve hedef gösterme suçu oluşturduğunu belirterek, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da savcılığa suç duyurusu dahil tüm hukuki yolların kullanılacağını ifade etti.
Yapılan araştırmalara göre, Firdevs Köseler’in satın aldığı aracın iddia edildiği gibi SUV olmadığı, bedelinin de 3 milyon değil yaklaşık 2 milyon 450 bin lira olduğu öğrenildi. Yani ortada ne kamu kaynağı ne de açıklanamayan bir zenginlik vardı. Buna rağmen, sıradan bir bireysel harcama, Beykoz gündeminde yeni bir tartışma başlığına dönüştürüldü.
Sonuç olarak, Beykoz’da yaşanan süreçte gelinen nokta, bir belediye başkanının eşinin kişisel bir araç alımının bile siyasi ve adli bir tartışmanın parçası haline getirildiğini gösteriyor. Görünen o ki, Beykoz’da artık sıradanlık bile yeterince “malzeme” olarak görülüyor.
