DOLAR
45,8844
EURO
53,4639
ALTIN
6.684,56
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
28°C

Beykoz’da Aday Belirleme Hatalarından Siyasi Saf Değişimine Uzanan Süreç

09.02.2026 08:55 | Son Güncellenme: 12.02.2026 19:57
A+
A-

www.medyabeykoz.com | 9 Şubat 2026

İstanbul’un siyasi dengelerinde kritik bir role sahip olan Beykoz, son dönemde yaşanan belediye yönetimi krizleri ve partiler arası geçişlerle yerel siyasetin laboratuvarı haline geldi. Ekrem İmamoğlu’nun yerel seçim stratejisinin bir parçası olarak şekillenen aday belirleme süreci, bugün gelinen noktada hem CHP içindeki “stratejik hata” tartışmalarını büyütüyor hem de AK Parti’nin yereldeki elini güçlendiriyor.

Reklam

İşte aday belirlemeden istifalara uzanan o kritik sürecin anatomisi:

1. Perde: “İthal Aday” ve “Merkeziyetçi” Seçim Stratejisi

Her şey, 2024 yerel seçim hazırlıkları sırasında İmamoğlu ve ekibinin Beykoz için belirlediği yöntemle başladı. Beykoz yerel teşkilatının ve tabanının beklentileri yerine, İBB ile “tam uyum” içinde çalışacak isimlerin öne çıkarılması ilk çatlakları oluşturdu.

  • Teşkilatın İtirazı: Beykoz’un mahalle kültürünü ve demografik hassasiyetlerini bilen yerel aktörler yerine, merkezi anket verilerine dayalı aday dayatması “aidiyet” sorununu doğurdu.
  • Liyakat Sorgulaması: Adayların geçmiş siyasi bagajları ve sadakat profilleri yerine sadece “seçilebilirliğe” odaklanılması, uzun vadeli risklerin göz ardı edildiği eleştirilerini getirdi.

2. Perde: Yönetim Boşluğu ve Hukuki Türbülans

Seçim sonrası Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler hakkında başlatılan hukuki süreçler (Mart 2025), İmamoğlu’nun belirlediği yönetim kadrosu için ilk büyük sınav oldu. Köseler’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte belediye idaresi, bizzat bu süreçte parlatılan isimlere emanet edildi. Ancak bu geçiş dönemi, kriz yönetimindeki zafiyetleri ortaya çıkardı.

3. Perde: Kırılma Noktası ve Saf Değiştirme (Eylül 2025)

Aday belirleme sürecinde “doğru isimler” olarak sunulan figürlerin, en kritik eşikte partiden kopması sürecin en tartışmalı halkasını oluşturdu.

  • Başkanvekili ve Meclis Üyeleri: Belediye Başkanvekilliği yapan Özlem Vural Gürzel ile birlikte meclis üyeleri Nevzat Cebeci ve Uğur Gökdemir‘in CHP’den istifa etmesi; Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ile Meclisi Üyesi Nevzat Cebeci’nin AK Parti’ye katılması, İmamoğlu’nun “kadro kurma” stratejisine vurulan en somut darbe oldu.
  • Siyasi Korunma Arayışı: Bu isimlerin, belediye yönetimindeki baskılar ve hukuki belirsizlikler karşısında “hizmete devam” gerekçesiyle saf değiştirmesi, aday belirleme aşamasında “siyasi sadakat” kriterinin ne kadar hayati olduğunu kanıtladı.

Süreç Analizi: Hatalar Zinciri

Gelinen noktada Beykoz özelinde yaşanan bu tablo, şu üç ana hatayı görünür kılıyor:

  1. Taban Siyasetinin Tasfiyesi: Yerel dinamikleri yok sayan “merkezi atama” kültürü, kriz anında partiyi savunacak bir “kale” bırakmadı.
  2. Kırılgan Kadrolaşma: İmamoğlu’na yakınlık kriteriyle seçilen isimlerin, ideolojik bağlılık yerine pragmatik gerekçelerle hareket etmesi öngörülemedi.
  3. Hukuki/Siyasi Öngörü Eksikliği: Seçilen adayların ve yönetim kadrosunun maruz kalabileceği baskılar karşısında bir “B planı” oluşturulmaması, Beykoz’un yönetimini fiilen AK Parti’ye teslim etti.

Sonuç Olarak: Beykoz örneği, Ekrem İmamoğlu’nun sadece seçim kazanmaya odaklı aday belirleme modelinin, sürdürülebilir yönetim noktasında ciddi riskler barındırdığını gösterdi. Bu “saf değiştirme” süreci, yaklaşan genel siyasi süreçlerde İmamoğlu’nun en çok eleştirileceği zayıf karnı olarak kayıtlara geçti.

Reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.