www.medyabeykoz.com | 16 Şubat 2026
İstanbul’un edebi hafızasını korumak adına toplumsal bir çağrı yükseliyor. Araştırmacı yazar Adil Bali, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, dünya genelinde büyük şairlerin anısının müzelerle yaşatıldığına dikkat çekerek İstanbul’un bu konuda sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Bali, özellikle Beykoz’da bulunan ve Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden birine ait olan evin korunması ve bir “müze ev” haline getirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bazı Evler Satılamaz”
Kültürel mirasın sadece mülkiyet üzerinden değerlendirilemeyeceğinin altını çizen Bali, şu ifadeleri kullandı:
“Dünya büyük şairlerini müzelerle yaşatırken, İstanbul kendi sesine sessiz mi kalacak? Beykoz’daki ev korunmalı, müze evi olmalıdır. Çünkü bazı evler satılamaz. Bazı şairler doğdukları şehirden hiç ayrılmaz.”
“İstanbul Hâlâ Onu Dinliyor”
Bali, açıklamasının devamında şairin şehirle kurduğu kopmaz bağa ve “İstanbul’u dinliyorum” dizeleriyle hafızalara kazınan ruhun bu sokaklarda yaşamaya devam ettiğine atıfta bulundu. Şairin doğduğu şehirden ve semtinden hiç ayrılmadığını belirten yazar, “İstanbul hâlâ onu dinliyor” diyerek bu tarihi yapının sıradan bir gayrimenkul olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Beykoz’un edebi kimliğine büyük katkı sunacak bu öneri, bölge halkı ve edebiyatseverler arasında geniş yankı buldu. Sosyal medyada destek gören çağrı sonrası, yetkililerin bu tarihi evin kamulaştırılması veya restorasyonu konusunda bir adım atıp atmayacağı merakla bekleniyor.