

www.medyabeykoz.com | 15.02.2026
1937 yılında Tokat’ın Erbaa ilçesinde doğan Ünver Oral’ın yolu, İstanbul’un incisi Beykoz ile 1964 yılında kesişti. Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Sanayi Müessesesi’ne işçi olarak giren Oral, tam 19 yıl boyunca burada emek verdi. 1983 yılında buradan emekli olan usta sanatçı, Beykoz’un o meşhur fabrika düdüğüyle uyanıp, mesai bitiminde gönlünü verdiği “Hayal Perdesi”ni açtı.
Sanatçının hayatı, Karagöz’ün renkli dünyası kadar çeşitlilik gösteriyor. Tokat Erkek Sanat Enstitüsü’nü bitirdikten sonra bir dönem gemilerde iaşe memurluğu yapan, askerlik dönüşü Üsküdar’da bakkallık işleten Oral’ın edebiyatla bağı da çok eskiye dayanıyor. İlk şiiri 1956 yılında Damla dergisinde yayımlanan Oral; Varlık, Türk Edebiyatı ve Hergün Gazetesi gibi mecralarda şiir, deneme ve incelemeleriyle yer aldı.
Ortaokul sıralarında başlayan Karagöz merakı, 1961 yılında Karagöz ve Kuklacılar Derneği’nin açtığı kursla profesyonel bir boyuta taşındı. Burada dönemin usta isimlerinden Hayali İrfan Açıkgöz’den dersler alarak sanatın inceliklerini öğrendi.
Emekliliğinden sonra kendini tamamen Geleneksel Türk Tiyatrosu’na adayan Ünver Oral, sadece bir oynatıcı değil, aynı zamanda bir araştırmacı olarak da tarihe geçti:

Geçtiğimiz günlerde sanatına dair önemli açıklamalarda bulunan 89 yaşındaki çınar, Karagöz sanatının “doğaçlama” (tuluat) yönüne dikkat çekerek şunları söylemişti:
“Ben gösteri yapacağım zaman prova yapmam. Perdenin arkasına geçerim, aklıma ve gönlüme ne gelirse onu oynatırım. Seyirci gülmüyorsa o eser halk tiyatrosu değildir.”
Beykoz Sümerbank’ın emekçisi, Karagöz’ün efendisi Ünver Oral; ilerleyen yaşına rağmen bir “Karagöz Gönüllüsü” olarak kültürümüzü ihya etmeye devam ediyor.