

www.medyabeykoz.com | 24 Şubat 2026
Beykoz Belediyesi önceki dönem Belediye Başkanı Murat Aydın, ailesinin bir ferdi olarak gördüğü ve “Prenses Bella” ismini verdiği kedisinin vefatını derin bir üzüntüyle duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden yüreklere dokunan bir metin kaleme alan Aydın, sessiz bir gidişin ardında bıraktığı büyük boşluğu ve bir can dostuyla vedalaşmanın sarsıcı hakikatini Beykozlularla paylaştı.
İşte Murat Aydın’ın kaleminden, hiçbir kelimesine dokunulmadan o veda metni:
Bazı vedalar olur; önce hiçbir şey olmamış gibi görünür, sonra bir evin bütün sesini alıp götürür.
O gün, 11 Şubat Çarşamba. Beykoz’da öğle vakti kış güneşi salonun parkelerine düşüyordu. Her şey normal görünüyor, hayat kendi mecraında akıyordu.
Prenses Bella, sakin ve vakur haliyle, her zamanki köşesinde uzanıyordu. Eşim Bedriye yanından geçmiş, uyuduğunu düşünmüş, evin sessizliğini bozmamıştı.
Oysa o an, o narin ruh çoktan bizden ayrılmıştı.
Bir canın gidişini ilk bakışta anlayamamak! İşte ölümün en sarsıcı tarafı bu. Bildirmeden gelir. Ve geride tarif edilemeyen bir boşluk ve acı bırakır.
Bizim hikâyemiz bir karşılaşmayla başlamıştı.
Yıllar önce, kameraların önünde bir toplantı esnasında boynuma, omzuma çıkan bir tekir, o anın bütün ciddiyetini dağıtmıştı. Milyonların izlediği o sahne benim için bir gönül bağının başlangıcı olmuştur. Sokaktan gelen o asil kıza Bella dedik. O, eşim Bedriye‘nin her şeyi, evin neşesi ve aynı zamanda kendi düzeninin sahibiydi.
Bir hafta sonra Beykoz Spor Ormanı’nda bir başka karşılaşma yaşandı. Kuş seslerinin arasından bembeyaz bir zarafet çıktı karşımıza. Sanki bizi bekliyordu. Adı zaten hazırdı, Bella; ama ruhu bambaşkaydı. Ona Prenses Bella dedik.
Kraliçe hareketti, Prenses sükûnet.
Pamuk Mavi (Pavi) bize sabrı öğretmişti. Uzun bir hastalık sürecinin ardından vedalaşmıştık onunla. Gidişine hazırlanmıştık.
Prenses Bella ise başka bir hakikati gösterdi.
Hiçbir belirti yokken!
Hiçbir vedaya fırsat vermeden!
Uykusunda, gözleri açık bir şekilde.
O an, hayatın sahip olduğumuz bir şey değil, bize emanet edilmiş bir süre olduğunu tekrar hissettim.
Şimdi o, Beykoz’da Belediye Başkanlığı döneminde inşa ettiğimiz evcil hayvan defin alanında, Pavi’nin yanında yatıyor. Orayı kurarken bir gün kendi canımızı ellerimizle toprağa bırakacağımızı hiç düşünmemiştim.
İnsan bazen yaptığı bir hizmetin gerçek anlamını, kalbi acıdığında kavrıyor.
İnancım odur ki yeryüzünde hiçbir canlı rastgele var değildir.
“Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı ve kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer topluluk oluşturmasınlar.” (En‘âm, 38)
Demek ki onlar da bir düzenin parçası. Demek ki onların varlığı da anlamlı.
Ve yine Kur’an’ın ifadesiyle, “Yerde ve gökte bulunan herkes ve her şey O’nun sınırsız yüceliğini anmaktadır; fakat siz onların yüceltme tarzını kavrayamazsınız.” (İsrâ, 44)
Belki de biz onların sessizliğini anlayamadık.
Şimdi Kraliçe Bella’nın bakışları değişti. Kapıya daha uzun bakıyor, koltuğun dibindeki boşluğu daha derin kokluyor. Bir kedinin susuşundaki ağırlık, insana kendi faniliğini hatırlatıyor.
Bu veda bize şunu bıraktı, Sevdiğine “Seni seviyorum” demek için bazen, “birazdan” çok geçtir.
Güle güle Prenses Bella’m… Pavi’ye selam söyle. Biz burada, emanete sadakatle bakmaya devam edeceğiz. Sessizliğin içinden gelen o dersi unutmadan.
Bir evin neşesi, bir sokağın zarafeti ve bir ailenin sessiz yoldaşı olan Prenses Bella, ardında derin bir sükûnet bırakarak ayrıldı. İnsanın emeğiyle inşa ettiği bir alana, gün gelip en sevdiğini elleriyle bırakmak zorunda kalması, hayatın en hüzünlü cilvelerinden biri olsa gerek. Aydın ailesinin acısını paylaşıyor, can dostumuza huzurlu bir uyku diliyoruz.

#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber