BİR MEKTUP, BİR ZİYARET VE BİR SANDIK

BİR MEKTUP, BİR ZİYARET VE BİR SANDIK
29.09.2026 13:52 | Son Güncellenme: 29.09.2026 18:22

BİR MEKTUP, BİR ZİYARET VE BİR SANDIK

Siyasette bazen bir mektup, bir fotoğraftan daha fazla şey anlatır. Bazen de bir ziyaret, sandıkta cevabını bulamayınca daha büyük bir soru işaretine dönüşür.

Beykoz’da 27 Eylül’de yapılan YENİ Parti ilçe başkanlığı seçiminin ardından tam da böyle bir soru işareti ortaya çıktı.

Üç aday yarıştı. Kurucu İlçe Başkanı Aydın Düzgün 1.094 oyla seçimi kazandı. Burak Saldıroğlu 671 oyla ikinci, Kenan Özdemir ise 375 oyla üçüncü oldu.

Ancak benim açımdan asıl mesele sandık sonucu değil, sandığa giderken yaşanan siyasi iletişim.

Çünkü bundan yaklaşık bir yıl önce, Aydın Düzgün CHP Beykoz İlçe Başkanlığına aday olduğunda, Silivri Cezaevi’nde bulunan Alaattin Köseler bir mektup kaleme almış ve “Beykoz’umuz için Aydın’lı günler yakındır” ifadeleriyle Düzgün’ü açık biçimde işaret etmişti.

Bugün ise başka bir seçimde Burak Saldıroğlu, Silivri’de Ekrem İmamoğlu ve Alaattin Köseler’i ziyaret ettiğini, her iki ismin kendisine destek verdiğini ve herkesi YENİ Parti’ye davet ettiğini söylüyor.

Burada ayrıca önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Alaattin Köseler’in YENİ Parti’ye geçip geçmeyeceği Eylül ayında kamuoyunda ayrıca tartışılırken, kendisi CHP’li Beykoz Belediye Başkanı olarak anılmaya devam ediyor.

İşte burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Daha önce Aydın Düzgün için mektupla siyasi mesaj veren Alaattin Köseler, Burak Saldıroğlu’nu gerçekten desteklediyse neden bu kez benzer bir mektup, not, mesaj ya da açık bir destek açıklaması ortaya çıkmadı?

Aynı soru Ekrem İmamoğlu açısından da geçerli.

Çünkü bir siyasetçiyi ziyaret etmek başka, o siyasetçinin bir adayı desteklediğini kamuoyuna açık biçimde ortaya koymak başka şeydir.

Dolayısıyla önümüzde iki ihtimal var.

Ya İmamoğlu ve Köseler gerçekten Burak Saldıroğlu’nu desteklediler ancak bunu kamuoyuna açık bir şekilde göstermeyi tercih etmediler.

Ya da Burak Saldıroğlu, kendisini ziyaret eden iki önemli siyasi ismin ağırlığını kendi adaylığı açısından yorumlayan bir siyasi anlatım ortaya koydu.

İkinci ihtimali kesin bir gerçek olarak söylemek mümkün değil. Bunun için açık bir kanıt gerekir.

Ama birinci ihtimal doğruysa da bu kez başka bir soru ortaya çıkıyor:

Gerçekten verilen bir siyasi desteğin neden kamuoyunda doğrulanabilir bir karşılığı olmadı?

İşte 27 Eylül’deki sandık sonucu da bu soruyu daha anlamlı hale getiriyor.

Aydın Düzgün seçildi. Burak Saldıroğlu ise ciddi bir oy almasına rağmen ikinci sırada kaldı.

Buradan “Ekrem İmamoğlu’nun Beykoz’da artık karşılığı yok” sonucunu çıkarmak elbette doğru olmaz. Çünkü burada Beykoz halkının tamamı değil, YENİ Parti üyeleri oy kullandı.

Fakat daha dar ve önemli bir soru sorulabilir:

Eğer İmamoğlu ve Köseler’in desteği gerçekten Burak Saldıroğlu’nun arkasındaysa, bu siyasi ağırlık neden kendi siyasi hareketlerinin Beykoz örgüt seçiminde belirleyici olmadı?

Bence sandığın bize söylediği asıl şey burada.

Bu seçim İmamoğlu’nun Türkiye’deki ya da Beykoz’daki genel toplumsal karşılığını ölçen bir seçim değildir. Ancak yeni siyasi yapılanmanın örgütlenme sürecinde, liderlerin kişisel siyasi ağırlığının örgüt sandığına ne kadar taşınabildiği konusunda bir veri ortaya koymaktadır.

Çünkü siyasi hareketler yalnızca liderlerin isimleriyle değil, örgütlerinin kendi iradesiyle ayakta kalır.

Burak Saldıroğlu’nun aldığı 671 oy da küçümsenecek bir sonuç değildir. Genç bir siyasetçinin Beykoz örgütünde ciddi bir taban oluşturduğunu gösterir.

Fakat bundan sonraki asıl mesele, kimin kaç oy aldığı kadar siyasetin nasıl yapıldığıdır.

Bir ziyaret başka şeydir, destek açıklaması başka.

Bir fotoğraf başka şeydir, siyasi irade beyanı başka.

Ve siyasette güvenin temel şartı, bu ayrımların kamuoyuna açık olmasıdır.

Yeni bir siyasi hareket gerçekten yeni bir siyaset iddiasındaysa, bunun ilk sınavı kendi örgütlerinde verilmelidir:

Açıklık, şeffaflık ve siyasi samimiyet.

Beykoz’daki seçim bize bugün için yalnızca bir ilçe başkanı seçtirmedi.

Aynı zamanda yeni siyasi yapının önüne önemli bir soru koydu:

Siyasette belirleyici olan liderlerin isimleri mi olacak, yoksa üyelerin özgür iradesi ve örgütün kendi gücü mü?

Bunun cevabını artık söylemlerden çok, önümüzdeki dönem yapılacak siyaset ve sandıklar gösterecek.

Çünkü siyasette en güçlü destek, başkasının isminden alınan güç değil;

kendi sözünüzün, kendi duruşunuzun ve kendi siyasi karşılığınızın olmasıdır.

ESENGÜL YÜCE

Yorumlar

  1. Tekzipçi dedi ki:

    Yapılan paylaşımın hiçbir yerinde “Burak Saldıroğlu’nu destekliyoruz” gibi bir ifade açık veya örtülü bir şekilde yer almamaktadır. Bir hafta önceden planlanan ziyaret gerçekleşmiş ve geçen seçimin aksine sadece birlik mesajı verilmiştir, videoyu tekrar izleyerek haberinizi tekzip etmenizi rica ederiz. Başkanlara yakın kaynaklardan da videoda söylenen şekilde görüşmeler gerçekleştiğini öğrenebilirsiniz, iyi günler.

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com