DOLAR
46,4793
EURO
52,9266
ALTIN
6.181,43
BIST
14.539,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Açık
29°C
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C

İŞTEN ÇIKARMAYA İŞE İADE KARARI

İŞTEN ÇIKARMAYA İŞE İADE KARARI
23.06.2026 12:25 | Son Güncellenme: 23.06.2026 12:30
A+
A-

Beykoz Belediyesi iştiraki BEYTAŞ A.Ş. tarafından “işletmesel kararlar” gerekçesiyle haksız yere işten çıkarılan bir müvekkilimin davasında yargı kararını verdi. İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada, işverenin ekonomik bahanelerle yaptığı işten çıkarmaların hukuka aykırı olduğu tescillendi.

İstanbul Anadolu 40. İş Mahkemesi’nde titizlikle yürüttüğümüz işe iade davasında, mahkeme heyeti davalı şirketin “ekonomik konjonktür ve mali disiplin” iddialarını yerinde bulmadı. Feshin geçersizliğine hükmeden mahkeme, müvekkilimin işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ise 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ile 4 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesine karar verdi.

BİLİRKİŞİ RAPORU: “ZARAR PERSONEL GİDERLERİNDEN KAYNAKLANMIYOR”

Dava dosyasının en önemli dayanağı olan bilirkişi raporu, müvekkilimin işten çıkarılmasının aslında mali bir zorunluluktan kaynaklanmadığını kanıtladı. Rapor, şirketin 2024 yılında faaliyet düzeyinde kârlılık üretmeye devam ettiğini, iddia edilen dönem zararının ise esas faaliyetlerden veya personel giderlerinden değil, tamamen “olağandışı giderler” kalemindeki artıştan kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koydu.

İŞTEN ÇIKARIRKEN YENİ PERSONEL ALIMINA DEVAM ETTİLER

Dava sürecinde yaptığımız en çarpıcı tespitlerden biri de şirketin çelişkili istihdam politikasıydı. “İş gücü fazlası var” diyerek müvekkilimin işine son veren işveren, fesih tarihinden sonraki süreçte dahi aynı departmanlara yeni personel alımı yapmaya devam etti. Bilirkişi heyeti de bu durumu raporunda tespitleyerek, işverenin iş gücü fazlalığına dair denetime elverişli hiçbir somut çalışma sunamadığını vurguladı.

Dava dosyasına giren ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeye göre, davalı şirketteki personel hareketliliğine ilişkin istatistiksel veriler oldukça dikkat çekicidir:

  • İşten Çıkarılanlar: Müvekkilimin fesih tarihinden önceki 4 ay içerisinde 82 personel işten çıkarılmıştır. Fesih tarihinden sonraki 4 aylık süreçte ise 19 personel daha işten çıkarılmıştır.
  • İşe Alınanlar: Müvekkilimin fesih tarihinden önceki 4 ay içerisinde 28 yeni personel işe giriş yapmıştır. Fesih tarihini takip eden 4 aylık süreçte ise 9 yeni personel istihdam edilmeye devam edilmiştir.

Bir avukat olarak bu verilerin, işverenin sunduğu “iş gücü fazlalığı” ve “mali disiplin” savunmasını tamamen çürüttüğünü ve feshin “son çare olması” ilkesini ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyebilirim.

KEYFİ TASARRUFLAR HUKUK DUVARINA ÇARPTI

Davanın vekili olarak, mahkemenin bu kararına karşı hukuki değerlendirmem şu şekilde:

Mahkeme, iş hukukunda ispat yükünün işverende olduğunu hatırlatan çok kıymetli bir hüküm kurdu. Müvekkilimin iş akdinin feshine gerekçe gösterilen ‘işletmesel kararların’, şirketin finansal verileriyle örtüşmediği bilirkişi raporuyla da sabitlenmişti. İşveren, feshin son çare olduğunu ispatlayamadı. Üstelik fesih ile eş zamanlı olarak yeni işe alımlar yapılması, iddia edilen ‘ekonomik zorunluluk’ argümanını bizzat işverenin kendi uygulamalarıyla çürütmüştür. Bugün alınan bu karar, işverenin ‘ekonomik zorunluluk’ maskesi arkasına sığınarak yaptığı keyfi tasarrufların, hukuk devleti ilkeleri karşısında hiçbir karşılığı olmadığını tescillemiştir.

BU KARAR BİR EMSALDİR

Mahkeme, belediye şirketinin mali disiplin bahanesiyle yaptığı işten çıkarmaların gerçeği yansıtmadığını belgelerle ortaya koymuştur. Bu karar, müvekkilimizle aynı haksızlığa maruz bırakılan diğer iş arkadaşları için de önemli bir hukuki emsaldir. Haklı mücadelemiz, yargının tarafsız denetimiyle tescillenmiş oldu.

İSTİNAF YOLU AÇIK

İlk derece mahkemesinin bu kararı, iş hukukundaki “iş güvencesi” hükümleri gereğince büyük bir kazanım olsa da, işveren tarafının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvuru hakkı bulunuyor. Hukuki süreci yakından takip etmeye devam edeceğim. Ancak verilen bu kararın, belediye bünyesindeki tüm haksız fesih uygulamalarına karşı çok güçlü bir hukuki dayanak oluşturduğunun altını çizmek isterim.

AV. BURAK SALDIROĞLU

Yorumlar