

www.medyabeykoz.com | 12 Mart 2026
Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve Kurtuluş Savaşı ruhunu simgeleyen İstiklal Marşı, 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Şair ve düşünür Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan marş, yalnızca bir şiir değil; işgal altındaki bir milletin özgürlük yemini olarak tarihe geçti.
1920 yılında Anadolu’nun büyük bölümü işgal altındaydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem cephede savaşan askerlere moral vermek hem de milli mücadele ruhunu güçlendirmek için bir milli marş yazılması gerektiğine karar verdi.
Bu amaçla 1920’de bir yarışma açıldı. Yarışmaya yaklaşık 724 şiir gönderildi. Ancak gönderilen eserlerin çoğu beklenen etkiyi yaratamadı.
Dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver, yarışmaya para ödülü olduğu için katılmak istemeyen Mehmet Akif’i ikna etti. Akif, ödülü kabul etmeme şartıyla şiiri yazmayı kabul etti.
Mehmet Akif Ersoy, şiiri Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda yazdı. Yazdığı şiir, milli mücadelenin ruhunu ve halkın imanını güçlü bir şekilde yansıtıyordu.
Şiir, 1 Mart 1921’de TBMM’de okunmaya başlandı. En etkileyici okuma, dönemin Meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından yapıldı.
12 Mart 1921’de yapılan oylamada şiir oy çokluğuyla kabul edildi ve Türkiye’nin milli marşı oldu.
Yarışmanın ödülü 500 lira idi. Mehmet Akif Ersoy bu parayı kabul etmedi ve Darülmesai adlı hayır kurumuna bağışladı.
Akif’in şu sözü, marşın anlamını en iyi şekilde anlatır:
“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”
İstiklal Marşı’nın bestesi ilk olarak 1924 yılında Ali Rıfat Çağatay tarafından yapıldı.
1930 yılında ise bugün kullanılan beste Osman Zeki Üngör tarafından hazırlandı ve resmi olarak kabul edildi.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında okullarda, resmi törenlerde ve milli günlerde okunan İstiklal Marşı, yalnızca bir marş değil; bir milletin özgürlük iradesinin şiiridir.