DOLAR
47,7110
EURO
55,1602
ALTIN
6.684,84
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C

ÖZGÜR ÖZEL İKİLİ TUZAĞI BOZDU

ÖZGÜR ÖZEL İKİLİ TUZAĞI BOZDU
10.08.2026 22:30 | Son Güncellenme: 10.08.2026 22:43
A+
A-

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kadar, YENİ Parti’nin oylamada izleyeceği tutum da tartışıldı. Bana göre Özgür Özel’in bağlayıcı grup kararı almayarak milletvekillerini kendi siyasal sorumluluklarıyla baş başa bırakması, Türkiye siyasetinde uzun süredir görmediğimiz kadar rasyonel, demokratik ve çok yönlü bir hamle oldu.

Öncelikle teklifin ne getirdiğini doğru anlamak gerekiyor. Düzenleme; PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiilî varlığına son verdiğinin ve bütün silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca belirlenmesi, ardından bu tespitin Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanması şartına bağlandı.

Teklife göre belirli suçlar hakkındaki soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazı beş veya on yıl ertelenecek. Bu süre içinde yeni bir terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşecek, bazı cezalar ise infaz edilmiş sayılacak. Dolayısıyla düzenleme teknik olarak genel af değil; fakat doğuracağı sonuçlar nedeniyle “örtülü af” eleştirilerine açık, şartlı bir hukuki geçiş modeli niteliğinde. Bütün bu hükümler TBMM’de yayımlanan teklif metninde açıkça yer aldı.

Tam da bu ikili yapı YENİ Parti’nin önüne siyasi bir tuzak çıkardı.

YENİ Parti blok olarak “hayır” deseydi, AK Parti’yi barışın ve silahların susmasının karşısında gösterecekti. Barış sürecinin Meclis çatısı altında ilerlemesini destekleyen Kürt seçmenle demokrat seçmenin YENİ Parti’ye olan güveni ciddi biçimde sarsılabilecekti.

Parti blok olarak “evet” deseydi bu kez AK Parti, tartışmalı infaz hükümlerinin siyasi sorumluluğunu muhalefetle paylaşacak; YENİ Parti’nin ulusalcı, milliyetçi ve merkez seçmeninde “örtülü affa destek verildiği” düşüncesi üzerinden bir kırılma yaratmaya çalışacaktı.

Kısacası AK Parti açısından iki sonuç da kullanışlıydı: YENİ Parti ya “barış karşıtı” ya da “teröre taviz veren parti” ilan edilecekti.

Özgür Özel bu iki seçenekten birine hapsolmayı reddetti.

Özel, kendisinin ve yönetici arkadaşlarının yasaya “evet” diyeceğini açıkça ilan ederken milletvekillerine bağlayıcı bir grup kararı uygulanmayacağını söyledi. Üstelik bunu bir sorumluluktan kaçış olarak değil, milletvekillerinin temsil ettikleri toplumsal kesimlerin hassasiyetlerini dikkate almaları olarak tanımladı. TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında “YENİ Parti kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır” derken, demokratikleşme hükümlerinin tekliften çıkarılmasını da açık biçimde eleştirdi.

Bu tutumun en güçlü tarafı, barışı desteklemekle iktidarın hazırladığı her maddeyi kayıtsız şartsız kabul etmek arasına kalın bir çizgi çekmesidir.

YENİ Parti, “Silahların susmasına evet, eksik ve denetimsiz düzenlemelere itirazımız var” diyebilen bir siyasi alan açtı. Böylece barış isteyen seçmeni kaybetmediği gibi, teklifin hukuki sonuçlarından kaygı duyan seçmeni de susturmadı.

Özel’in, Komisyon raporundaki demokratikleşme bölümünü özellikle hatırlatması da önemlidir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, kayyım düzenine son verilmesi, seçilmişlerin ve siyasi tutukluların durumu gibi başlıkların teklif dışında bırakılması, sürecin yalnızca silahsızlanmaya indirgenmesi riskini doğurdu. Özel’in “Barış yalnızca infaz düzenlemesi değildir; hukuk ve demokrasiyle tamamlanmalıdır” yaklaşımı bu nedenle siyasi olduğu kadar ilkesel bir tutarlılık taşıyor.

Bağlayıcı grup kararı alınmaması YENİ Parti’nin bölündüğünü değil, farklı toplumsal duyarlılıkları aynı çatı altında taşıyabildiğini gösterdi. Liderlik kendi tercihini açıkça ortaya koydu; fakat milletvekillerini emirle oy kullanan birer parmağa dönüştürmedi.

Bu karara en fazla AK Parti’nin üzülmüş olması şaşırtıcı olmaz. Çünkü iktidarın kullanabileceği hazır propaganda kalıpları boşa çıkarıldı. AK Parti artık YENİ Parti’yi bütünüyle “barış karşıtı” ilan edemeyeceği gibi, bütün parti grubunu tartışmalı maddelerin siyasi ortağı olarak da gösteremeyecek.

Siyaset yalnızca bugünün alkışını veya tepkisini hesaplamak değildir. Siyaset, yapılan hamlenin üç adım sonra doğuracağı sonuçları görebilmektir. Özgür Özel’in aldığı karar tam olarak böyle bir satranç hamlesidir.

Hem barış ihtimalini koruyan hem hukuki itirazlara alan açan hem de partinin geniş toplumsal koalisyonunu dağıtmayan bu yaklaşım, Türkiye siyaseti için gerçekten de “yeni” bir şeydir.

Farklılıklarını emirle bastırmadan birlikte taşıyabilen bir parti, yalnızca kendi bütünlüğünü korumaz; Türkiye’nin kutuplaşmış siyasetini değiştirme iddiasını da güçlendirir.

ALAATTİN KILIÇ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com