BUĞRA M. ÇİZMECİOĞLU
HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ
ABD ve İran ateşkesin bozulmasının ardından yeniden çatışmaya başladıkları için Brent petrolün varil fiyatı bir kez daha 100 Doların üzerine çıktı. Diğer Körfez ülkelerinin de çatışmalara katılmış olması, sorunun kısa vadede çözülemeyeceğine olan inancı destekliyor. İran yönetimi, ABD’nin saldırılarının imzalanmış olan geçici anlaşma taslağını ortadan kaldırdığını, bu nedenle de herhangi bir yükümlülüklerinin kalmadığını açıkladı. ABD Başkanı Trump da İran’a yönelik operasyonların süreceği mesajını verdi.
ABD 60 ülkeyi kapsayan yeni gümrük vergilerinin devreye alınacağını açıklarken vergi oranlarının ülkeden ülkeye değişmekle birlikte %10 – %12,5 arasında olacağını bildirdi. Bu oran Türkiye için %12,5 olacak.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), temmuz toplantısında gösterge faiz oranlarını sabit tuttu. Toplantı metninde enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerinin nasıl şekilleneceğinin kestirilememesinin yarattığı belirsizlik ortamına dikkat çekildi.
TCMB da politika faizini beklentiler doğrultusunda %37, gecelik borç verme oranını %40 ve borçlanma faiz oranını da %35,5 olarak açıkladı. Sıkı para politikası uygulamalarının fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürüleceği ve bu yönde alınacak kararların ihtiyatlı bir yaklaşımla değerlendirileceği tekrarlandı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notuyla ilgili bir karar almazken ülkeye ilişkin periyodik incelemesini tamamladığını bildirdi. Yapılan açıklamada bunun bir kredi notu değişikliği anlamına gelmediği ve kısa vadede bir kredi notu eylemi gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair bir gösterge niteliği taşımadığı belirtildi.
Türkiye’nin kredi notunun ülkenin büyük, çeşitlendirilmiş ve dinamik ekonomisi ile düşük kamu borcu yükü tarafından desteklendiği kaydedildi. Etkili politika uygulamalarına ilişkin geçmiş performansın özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının enflasyonist baskıları azaltan, makroekonomik dengesizlikleri gideren ve yerli mevduat sahipleri ile yabancı yatırımcıların Türk lirasına olan güvenini kademeli olarak yeniden tesis eden bir para politikası çerçevesine bağlı kalması sayesinde 2023 ortalarından bu yana iyileştiği aktarıldı. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar nedeni ile küresel enerji fiyatlarında yaşanan artışın Türkiye’nin dezenflasyon sürecindeki ivmeyi zorlaştırdığı aktarılan açıklamada, enflasyonun 2026 yılı sonunda %29 seviyesinde gerçekleşmesinin, 2027 yılı sonunda ise %24’e gerilemesinin beklendiği belirtildi. Ekonomik büyümenin 2025 yılındaki %3,6 seviyesinden 2026 yılında %3,4’e sınırlı şekilde yavaşlamasının öngörüldüğü, bir sonraki yıl yapılacak seçimler öncesinde ağırlıklı olarak mali teşviklerin etkisiyle büyümenin 2027 yılında yeniden hızlanmasının beklendiği aktarıldı.
Kredi derecelendirme kuruluşunun açıklamasında, yetkililerin makroekonomik istikrarı kalıcı olarak yeniden tesis eden, ülkenin döviz kuru ve enflasyon şoklarına karşı duyarlılığını azaltan ve dış kırılganlık risklerinde yapısal bir düşüşe olanak tanıyan politika ile reformları etkin bir şekilde uygulamaya devam etmesi halinde, kredi notunun yükseltilebileceği ifade edildi. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu ‘Ba3’, not görünümünü ise ‘durağan’ olarak değerlendiriyor.