DOLAR
45,8844
EURO
53,4639
ALTIN
6.684,56
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
28°C

Uyuyan Dev Uyanır mı? Anadolu Rock

Uyuyan Dev Uyanır mı? Anadolu Rock
13.03.2026 23:59 | Son Güncellenme: 14.03.2026 00:35
A+
A-

STÜDYO-34 | Kuklacı

www.medyabeykoz.com | 11 Mart 2026

Reklam

STÜDYO-34

Müziğin hafızası vardır.
Bazen bir plak cızırtısında, bazen bir kaset kapağında, bazen de gençlik yıllarımızdan kalan bir melodide saklıdır o hafıza.

STÜDYO-34, Türkiye’de rock, pop ve özellikle Anadolu Rock kültürünün izini süren bir müzik yolculuğu.
Bu köşede sadece şarkıları değil; dönemleri, sahneleri, plakları, hikâyeleri ve o müziği doğuran ruhu konuşacağız.

Bazen bir efsane grubu, bazen unutulmuş bir plağı, bazen de bir şarkının arkasındaki hikâyeyi hatırlayacağız.

Çünkü bazı sesler kaybolmaz…
Sadece bir gün yeniden duyulmayı bekler.

Toplumun hafızasının tozlu raflarında sessizce bekleyen bir müzik akımı… Kökleri Anadolu’da, sesi gençlikte, ruhu isyanda. Anadolu Rock gerçekten uyuyan bir dev mi?


Tozlu Raflarda Bekleyen Bir Müzik

“Uyuyan dev”… Bu terimi çok seviyorum.
“Unutulan” demeyeceğim şimdilik. Toplumun hafızasındaki tozlu raflarda, yerinde sakin ve sessiz bekliyor diyeceğim.

Bizim olan, bizden olan; dünyadaki paydaşları kadar değerli bir müzik akımını yazacağım Medya Beykoz’daki STÜDYO-34 köşemdeki ilk yazımda: Uyuyan dev, Anadolu Rock.


Yabancı Şarkılardan Türkçe Sözlere

1950’li yılların ilk yarısında Amerika ve Avrupa’daki müzik akımlarından etkilenen ülkemizdeki şarkıcılar, genelde yabancı şarkıları ya orijinal dillerinde ya da müzikleri üzerine yazılmış Türkçe sözlerle söylemeyi tercih etmişlerdir.

Bu konuda öncü isim üstad Fecri Ebcioğlu’dur.

Örneğin İlham Gencer’in seslendirdiği “Bak Bir Varmış Bir Yokmuş” isimli şarkının sözleri Ebcioğlu tarafından yazılarak bir dönemi başlatmıştır. O şarkının orijinali ise Bob Azzam’ın “C’Est Écrit Dans Le Ciel” isimli eseridir.

Daha sonra çeşitli şarkıcı ve söz yazarları da aynı yoldan yürüyerek Avrupa’da liste başı olan şarkıların müzikleri üzerine Türkçe sözler yazmış; bu şarkıları gerek sahnelerde gerek plaklarda seslendirmişlerdir.


Little Lucy ve Yeni Bir Ses

1961 yılında Erol Büyükburç, İngilizce sözlerle yazıp bestelediği pop-rock tarzındaki “Little Lucy” isimli şarkısıyla müzik piyasasına yeni bir ses getirmiştir.

1965 yılına kadar geçen sürede çeşitli şarkıcılar tarafından pop ağırlıklı denemeler yapılmış ve bu çalışmalar toplumun beğenisine sunulmuştur.


Altın Mikrofon ve Anadolu Rock’ın Doğuşu

1965 yılına gelindiğinde ise dönemin basınının amiral gemisi Hürriyet Gazetesi, yeni ortaya çıkmaya başlayan Türk pop müziği ve Anadolu Rock türlerine katkı vermek amacıyla Altın Mikrofon müzik yarışmasını düzenlemiştir.

Bu yarışma sonrasında bir anda her şey değişmiş ve Anadolu Rock akımı müzik dünyamızda kendine güçlü bir yer bulmuştur.

Bu yükselişin altyapısını ise 68 kuşağı olarak adlandırılan dönemin lise ve üniversite gençliğinin sağlam kültürel ve eğitim temelleri oluşturmuştur.

Altın Mikrofon yarışmasının kuralları da bu yükselişe önemli bir ivme kazandırmıştır. Çünkü en önemli madde, yarışacak şarkıların Anadolu’dan derlenen türkülerinin modern pop ve rock öğeleriyle yeniden düzenlenmesini içermektedir.

Dolayısıyla bu kural, Anadolu Rock akımına büyük bir ivme kazandırmıştır.


Yarışmanın En Çok Konuşulan Türküsü

1965 yılındaki ilk yarışmayı “Gençliğe Veda” isimli eseriyle Yıldırım Gürses kazanmasına rağmen, yarışmada en çok ses getiren şarkı Cahit Oben’in düzenleyerek seslendirdiği “Halime” türküsü olmuştur.


Gençliğin Müziği

1960’lı yılların ikinci yarısı ve 70’li yıllar boyunca topluluklar ve şarkıcılar önemli eserleri toplumumuza kazandırmışlardır.

Bu toplulukları, şarkıcıları ve şarkıları zaman içinde hep birlikte hatırlayacağız.
Bazen ilk gençlik yıllarımızı, bazen avarelik yıllarımızı ve mutlaka İstanbul liselerinde geçen yıllarımızı

Her zaman olduğu gibi şimdilik hoşça kalın, dostça kalın.

Kuklacı

Reklam
Yorumlar

  1. kofin dedi ki:

    Muhteşem Bir Arşiv, sabrınıza sağlık…. Çok Değerli bir çalışma, içtenlikle tebrik ederim….

    1. Şeref dedi ki:

      Başarılar Ahmet

  2. CananM dedi ki:

    Bazılarımız daha doğmadan önce ortaya çıkan şarkılar türküler; çocukluğumuzu, gençliğimizi tekrar tekrar yaşatıyor ve özletiyor.İlginç olan zamanımızın gençleri de yeni versiyonları ile söylüyor, dinliyor ve seviyor.Muhteşem ve çok değerli çalışmalarınızı bizlerle paylaştığınız için teşekkürler,tebrikler.