DOLAR
44,8518
EURO
52,8672
ALTIN
6.917,29
BIST
14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Hafif Yağmurlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI

STÜDYO 34: BUGÜN SIRADAN OLAN DÜN TARTIŞMA KONUSUYDU

10.04.2026 23:24
A+
A-

Araştırdıkça karşıma çıkanlar beni çok şaşırtıyor; “Gerçekten mi?” diye kendime soruyorum. Ne yazık ki ülkede arşiv yapma merakı olmadığı için herhangi bir konuda sağlama yapma imkânı çok fazla değil.

Elime geçen bir gazete kupürü; uydurma haber mi gerçek mi sağlamasını yapamadım fakat daha önceki araştırmalarımda bulduğum bilgiler doğrultusunda ilgimi çekti, bahsedeceğim konuda örtüşmeler sergiliyordu.

Haber, 1940 veya 1950’li yıllara ait ülkemizdeki bir tartışmayı Paris Konservatuvarı üzerinden sonlandırmayı amaçlıyor. Önceki yazılarımda bahsettiğim, gelecekteki yazılarımda her birini tek tek tanıtacağım **”Türk Beşleri”**nden “Cemal Reşit Rey ve Necil Kazım Akses” beylerin verdiği beyanata dayandırılıyor. Konu aslında yüzyıllardır var olan bağnazlık, yeniliğe olan düşmanlık; temelinde ise eğitimsizliğin ve yeteneksizliğin yattığı bir olgu. Şöyle geriye baktığımızda; Anadolu’da halkın sesi olan, neşede de hüzünde de ortak duygulara varlık kazandıran bağlamanın din dışı ilan edilerek dışlanmaya çalışılmış fakat yüzyıllara meydan okuyarak varlığını devam ettirmiş olması buna bir örnektir.

Başka bir örnek ise I. Dünya Savaşı sonrasında ABD’de, Avrupa ordu bandolarından esinlenerek ortaya çıkan, genelde Amerikalı siyahilerin müziği olarak toplumun eğlence hayatında yerini alan caz müziğidir. Caz müziği, Amerikan siyahi kilisesi tarafından aforoz edilerek “din dışı, şeytan işi” olarak ilan edilmiştir. Oysa bütün insanlık tarihi boyunca müzik ve çeşitli müzik aletleri, şamanlar tarafından toprak, doğa ve diğer canlılarla Tanrı’nın karşısında bütünleşmenin aracı olarak kullanılmıştır.

Bu döngü devamlıdır; daha sonraki yıllarda rock müziği ve türevleri de aynı akıbete uğramıştır fakat zaman içinde emek harcanan her şey, bu tür karalamalara karşı kalıcı olarak doğruluğunu ve kalitesini ispat etmiştir.

Gazete kupüründeki başlık şöyle: “Paris Konservatuvarı kabul etti” ama “Türk Konservatuvarı gitarı kabul etmiyor”. Ye-yeciler yüzünden aforoz olan gitara konservatuvarda yer verilmesi isteniyor. Alt başlık ise daha da ilginç: “Gitarın sokak aşiftesi ye-ye gitarı ile hiçbir alakası yoktur, olamaz da”. Tam bir “güler misin, ağlar mısın” durumu değil mi? Maalesef değil; çok sinsi bir yedinci kol faaliyeti. İlk olarak “ye-yeciler” diye bahsedilenler Rock and Roll müziğinin öncülerinden Beatles grubudur. Bu tanıma neden olan da “She Loves You” isimli hit şarkılarıdır. Aşağılamak ve küçümsemek maksadıyla, aynı dönemde ülkemizde yapılan bu tip propagandaların amacı gençliğin dünya ile kültürel bağını koparmaktır.

Soğuk Savaş döneminde ülkemizin dışa bağlılıktan kurtulmasını istemeyen güçler, toplumun her kesiminde farklı yöntemler uygulamıştır. Örneğin; eğlencelerde, düğünlerde çok severek dinlediğimiz, oynadığımız, radyolarımızda ve televizyonlarımızda çokça yayımlanan “Zeytinyağlı Yiyemem Aman, Basma da Fistan Giyemem Aman” türküsü derleme değil; o dönem ülkemiz pazarlarında yer bulup dışa bağımlılığı artırmayı amaçlayan margarin ve suni kumaş üreticisi yabancı firmalar tarafından hazırlatılmıştır. Bu durum ise ülkemizin önemli bilim, sanat ve müzik insanları kullanılarak, belki de haberleri bile olmadan onların ağızlarından beyanatlar yazılıp toplumla paylaşılmıştır.

Herhangi bir konuda yapılacak protesto paneli, mitingi veya sunumunda ilk 20 dakika sonunda katılanların dikkati dağılır, konuyla ilişkileri kesilmeye başlar; fakat herhangi bir konserde asla sahne ve seyirci arasındaki iletişim kopmaz. 68 kuşağı döneminde bütün karşı koymalar ve direnişlerde mutlaka bir veya birkaç marş ve şarkı vardır; örneğin “Bella Ciao”.

DİPNOT: “Sokak aşiftesi” denilen gitar ise ilk dizayn edildiğinde “yumurta tavası” denilen elektro gitardır.

Hadi ye-yecileri dinleyelim: SHE LOVES YOU – THE BEATLES

KUKLACI

MEDYABEYKOZ HABER MERKEZİ #beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.