www.medyabeykoz.com 5 Mayıs 2026
Hukuki perspektiften bakıldığında; Belediye Başkanı, anayasal bir süreç olan mahalli idareler seçimleri neticesinde halkın doğrudan iradesiyle meşruiyet kazanmış bir figürdür. Başkan Vekili ise, Belediye Başkanı’nın izin, hastalık veya görevden uzaklaştırma gibi geçici hallerinde ya da makamın boşalması durumunda, bu yetkiyi belirli bir süre ve sınırla kullanmak üzere meclis üyeleri arasından görevlendirilen bir makamdır. Yani vekâlet, asilliğin getirdiği siyasi temsil gücünü değil, idari işleyişin sürekliliğini temsil eder.
Bu iki sıfatın eş değer görülmesi veya sürekli hatalı bir şekilde ifade edilmesi, halkın seçme iradesine karşı idari bir nezaketsizlik oluşturabileceği gibi kamuoyunda yanlış bir algı yönetimi yapıldığı izlenimini de güçlendirmektedir. Özellikle bu tür unvan hatalarının toplumsal mecralarda düzeltilmemesi, hatanın ötesinde, asil makamın yetki ve ağırlığının sıradanlaştırılmasına yönelik bir eğilim olarak okunabilir.
Sonuç olarak; belediye yönetiminde ciddiyet, unvanların hukuki karşılığına sadık kalmakla başlar. Seçilmiş başkan ile onun yerine vekâlet eden isim arasındaki çizginin net korunması, sadece bir usul kuralı değil, demokratik işleyişin ve kurumsal hiyerarşinin bir gereğidir.
Kurumsal kimliğin korunması ve toplumsal güvenin zedelenmemesi adına, unvanların yerli yerinde kullanılması bir zorunluluktur.
Makamların aslı ile vekili arasındaki hiyerarşik ve hukuki farkı korumak, sadece bir dil hassasiyeti değil, aynı zamanda halkın seçimine duyulan saygının bir gereğidir.
ALAATTİN KILIÇ
#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber #yerelyonetim #belediye #siyasetetigi #kurumsalkimlik #unvanayrimi