Turing Dergisi’nin 421. sayısında yer alan kapsamlı çalışmada, Beykoz’un bir dönem İstanbul’un en gözde mesire alanlarından biri olduğu vurgulanıyor. Makalede, özellikle yabancı seyyahların büyük ilgisini çeken Tokat Deresi ve Küçükdere’nin oluşturduğu vadinin, bölgedeki sosyal ve kültürel yaşamı nasıl şekillendirdiği detaylandırılıyor.
GRAVÜRLERLE BEYKOZ’UN GEÇMİŞİ

Dr. M. Sinan Genim, yazısında Clara Barthold Mayer (1790) ve Thomas Allom (1836) gibi isimlerin eserlerine yer vererek, Beykoz’un 18. ve 19. yüzyıllardaki bakir güzelliğini gözler önüne seriyor. Hünkâr İskelesi Antlaşması’ndan bölgedeki tarihi Rus Anıtı’na, eski kağıt ve çuha fabrikalarından Yuşa Tepesi’nin manevi atmosferine kadar pek çok konu başlığı, tarihi haritalar ve dökümanlarla desteklenerek anlatılıyor.
MESİRE KÜLTÜRÜ VE DOĞA
Makalede ayrıca, Evliya Çelebi’den Pierre Loti’ye kadar pek çok önemli ismin Beykoz hakkındaki izlenimlerine yer veriliyor. Bir zamanlar ulu çınar ağaçlarının gölgesinde, tatlı su kenarlarında vakit geçiren İstanbulluların bu eşsiz coğrafyayı nasıl bir nefes alma alanı olarak kullandığı aktarılıyor. Günümüzde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi olarak hizmet veren tarihi yapıların serüveni de yazının dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.
Beykoz’un yerel tarihine ve İstanbul’un kültürel belleğine ışık tutan bu değerli çalışma, Turing Dergisi’nin yeni sayısında okurlarını bekliyor.
Yazı ve muhteşem fotoğraflar için:
https://turing.tr/dergiler/421-sayi-aralik-2025
MEDYABEYKOZ HABER MERKEZİ
#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber
