

www.medyabeykoz.com | 18 Şubat 2026
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ve çalışma arkadaşlarının yargılandığı davanın son duruşmasında, tanık beyanları ve sanık savunmalarının ardından mahkeme ara kararını açıkladı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen duruşmada, tutuklu sanıkların tahliye talepleri reddedildi.
Siyasi ve Sosyal Katılım Yoğundu
Duruşma salonunda Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in yanı sıra CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün ve yönetimi, CHP Milletvekilleri Gökan Zeybek ve Ali Gökçek, il ve ilçe başkanlığı temsilcileri ile çok sayıda CHP li Beykozlu hazır bulundu. Mahkeme başkanı, duruşma düzenini korumak amacıyla salon içerisinde ses kaydı, fotoğraf ve video çekilmemesi yönünde kesin uyarılarda bulundu.

Tanık Beyanları: “İddialar Dedikodudan İbaret”
Duruşmanın en kritik anlarından biri, eski hukuk mevzuat danışmanı Duran Bülbül’ün ifadesiydi. Bülbül, daha önce savcılığa verdiği ifadelerin kaynağı sorulduğunda dikkat çekici bir yanıt verdi:
Hakim: “Belediye içindeki dedikodular mı?”
Duran Bülbül: “Evet. Şahit olduğum bir durum yok, duyduklarımdır.”
Bülbül ayrıca, Alaattin Köseler veya Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün kendisine herhangi bir ihale konusunda yönlendirme yapmadığını belirtti.
Diğer Tanıkların İfadeleri:
Tanık Uluğhan Uslu: 2014’ten beri belediyede çalıştığını, Köseler veya Gümüş’ten ihalelerle ilgili hiçbir telkin almadığını söyledi.
Destek Hizmetleri Müdürü Şükran Yıldız: İddia edilen “ihalesiz alım” konusunu reddederek, tüm sürecin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesine ve yasal mevzuata uygun yürütüldüğünü vurguladı.
Serkan Akgün (İhale Komisyonu Başkanı): Yapılan tüm ihalelerin hukuka uygun olduğunu, hiçbir üst makamdan yönlendirme gelmediğini ifade etti.
Alaattin Köseler: “166 Gün Sonra Karşınızdayım, Suçsuzum”
Toplamda 356 gündür tutuklu bulunan Alaattin Köseler, savunmasında hukuk tarihine geçecek ifadeler kullandı. Köseler, serbest bırakıldıktan kısa süre sonra yeniden tutuklanma sürecine değinerek şunları söyledi:
“166 gün sonra buradayım. Kaçma şüphesinden bahsediliyor; oysa ben ikinci tutuklama kararını aldığımda evimde ekipleri bekledim. Kaçacak bir yerim yok. Ben Beykoz’un evladıyım, devletin tek kuruşuna el sürmedim.”
Köseler, savunmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994-98 yılları arasındaki belediye başkanlığı döneminde yaşadığı yargısal zorluklara ve belediye başkanlarının harcama yetkilisi kavramıyla teknik hatalardan sorumlu tutulmaması gerektiğine dair görüşlerine de atıfta bulundu. “Dosyası tamamlanmamış hiçbir ödemeye onay vermediğim için yargılanıyorum” diyerek suçsuzluğunu yineledi.
Veli Gümüş: “Kemoterapiye Yeniden Başladım”
Duygusal anların yaşandığı bir diğer savunma ise Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ten geldi. Tahliye edildikten sonra yeniden gözaltına alınma sürecinde ailesinin yaşadığı travmayı anlatan Gümüş, sesinin titrediği savunmasında sağlık durumuna dikkat çekti:
“90 günlük memuriyetimde Beykoz’a hizmet ettim. Kemoterapiye tekrar başladım, bu ikinci evre biraz ağır oldu. Biz bunları hak edecek insanlar değiliz.”
Teknik Savunma: FlexCity Sistemi Nedir?
Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, iddiaların merkezindeki dijital veriler ve belediye işleyişi hakkında FlexCity sistemine açıklık getirdi.
FlexCity: Belediyecilik hizmetlerini dijitalleştiren, konum duyarlı bir “3. Nesil Akıllı Kent” platformudur.
Avukat Çiğdem Kezer, Köseler’in bu sistem üzerinden bazı yetkilerin kısıtladığını ve her şeyin şeffaf bir şekilde muhasebeleştiğini, ihaleye fesat karıştırma iddiasının somut bir temeli olmadığını savundu.
ARA KARAR: Tahliye Taleplerine Red
Mahkeme heyeti, verdiği aranın ardından kararını açıkladı. Dosyadaki mevcut delil durumu ve yargılama sürecini göz önüne alan heyet;
Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına,
Veli Gümüş’ün tutukluluk halinin devamına,
Havva Dindar’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Bir sonraki duruşma için 28 Nisan 2026 saat 09:30 tarihine gün verildi.