

Beykoz Belediye Meclisi’nin son oturumunda, kamuoyunda konuşulan idari değişiklikler üzerine söz alan Melih Karakaya, ilçenin tarımsal potansiyelinin korunması gerektiğini savundu. Henüz resmi bir karar olmamasına rağmen bu ihtimalin dahi stratejik bir hata olabileceğine değinen Karakaya, Beykoz’u Kadıköy veya Beşiktaş gibi kentsel yapılı ilçelerle bir tutmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Melih Karakaya, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Kamuoyunda Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kapatılacağı ve Park Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlanacağı yönünde bazı değerlendirmeler konuşulmaktadır. Henüz bu konuda alınmış resmi bir karar bulunmadığını biliyoruz. Ancak böyle bir ihtimal dahi söz konusuysa konuyu Beykoz ölçeğinin ötesinde İstanbul bütünü içinde değerlendirmek zorundayız. Çünkü Beykoz sıradan bir metropol ilçesi değildir. İstanbul’da tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçeler sınırlıdır. Özellikle Çatalca, Silivri, Şile, Arnavutköy, kırsal karakteri güçlü ilçeler olarak öne çıkar. Bu ilçelerin ortak özelliği şudur: Tarımsal üretim hala ekonomik bir faaliyettir ve belediyeler bu alanı destekleyici politikalar üretmektedir. Beykoz da bu ilçeler arasında yer almaktadır.”
Beykoz’un coğrafi ve ekonomik yapısının diğer merkez ilçelerden farklı olduğunu vurgulayan Karakaya, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yüz ölçümünün önemli bir bölümü orman ve kırsal alanlardan oluşan, eski köy statüsünden mahalleye dönüşmüş yerleşimleri bulunan, fiilen hayvancılık ve bitkisel üretim yapılan bir ilçedir. İstanbul’un merkez ilçeleri olan Kadıköy, Beşiktaş, Şişli gibi kentsel yapıdaki ilçelerle Beykoz’u aynı idari perspektifte değerlendirmek mümkün değildir. Beykoz; seracılığın yapıldığı, meyve bahçelerinin bulunduğu, fide ve tohum desteklerinin karşılık bulduğu, üreticisi olan bir ilçedir. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bu gerçekliğin kurumsal karşılığıdır.”
5393 sayılı Belediye Kanunu’na da atıfta bulunan Karakaya, gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti:
“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi belediyelere tarım ve hayvancılığı destekleme görevini açıkça vermektedir. Bu görev kırsal ilçelerde daha belirgin ve daha stratejik bir nitelik taşır. İstanbul’da tarımsal üretimin potansiyeli bulunan ilçeler azalırken Beykoz’un bu potansiyeli koruması ve geliştirmesi gerekir. Küresel ölçekte gıda güvenliği konuşulur, yerel üretim stratejik hale gelmişken, kırsal kalkınma şehirlerin sürdürülebilirliği açısından önem kazanmışken, kurumsal yapının zayıflatılması doğru bir yöntem olmayacaktır. Bu mesele yalnızca bir müdürlük meselesi değildir. Bu mesele Beykoz’un İstanbul içindeki konumunun nasıl tanımlandığı meselesidir.”
Karakaya, olası bir değişikliğin Beykoz’un kimliğine zarar verebileceği uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı:
“Beykoz’u yalnızca bir konut ve imar alanı olarak görüyorsak farklı düşünürüz. Ama Beykoz’u İstanbul’un üretim potansiyeli olan nadir ilçelerinden biri olarak görüyorsak kurumsal kapasiteyi güçlendiririz. Henüz resmi bir karar olmamakla birlikte böyle bir değişiklik gündeme gelirse İstanbul ölçeğinde karşılaştırmalı bir etki analizi yapılmadan adım atılmaması gerektiğini düşünüyorum. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün varlığı Beykoz’un üretim kimliğinin idari temsili niteliğindedir. Bu kimliği korumak hepimizin sorumluluğudur.”
MEDYABEYKOZ HABER MERKEZİ
#beykoz #beykozhaberleri #beykozhaber #istanbulhaber