www.medyabeykoz.com | 27 Ocak 2026
Beykoz’da yerel siyasetin en güçlü damarı, her zaman halkla kurulan o doğrudan ve samimi temastı. Hatırlarsınız; belediye yönetiminin mahalle mahalle gezdiği, bir çay bahçesinde ya da bir cami avlusunda halkla göz göze geldiği o günler çok uzak değil. Ancak son dönemde bu tablo yerini derin bir sessizliğe bıraktı. Beykoz halkının yönetime katılımını sağlayan, sorunların dosya aralarında değil bizzat sokakta teşhis edildiği “Mahalle Buluşmaları” artık yapılmıyor.
Peki, ne değişti?
Yerel yönetimlerin asli görevi sadece hizmet götürmek değil, o hizmeti halkın rızası ve ihtiyacı doğrultusunda şekillendirmektir. Mahalle Buluşmaları, Beykoz’un o kendine has dokusunu koruyan en önemli denetim mekanizmasıydı. Vatandaş; otopark sorununu, güvenliği ya da mahallesindeki bir eksikliği doğrudan belediye başkanına ve müdürlere anlatırken kendini “şehrin sahibi” gibi hissederdi. Bugün ise bu mekanizmanın durmuş olması, halk ile belediye arasındaki o görünmez köprünün yıkılması anlamına geliyor.
Buluşmaların durdurulması, sadece bir etkinlik takviminin boşalması değildir. Bu, belediyecilik anlayışının “halkın ayağına gitmekten”, “halkı makam kapısında bekletmeye” evrilmesidir. Oysa Beykoz gibi 45 mahallesinin her biri farklı bir ruh taşıyan bir ilçede, sorunları sadece masa başında, dijital ekranlar üzerinden takip etmek büyük bir yanılgıdır.
Vatandaşın haklı olarak sorduğu sorular var:
Bu buluşmaların bir diğer önemli işlevi de muhtarların üzerindeki yükü paylaşmaktı. Belediye yönetimi sahada olmayınca, her türlü şikayetin ilk ve tek adresi yine muhtarlar oluyor. Ancak çözüm merci belediye olduğu için, muhtar ile mahalleli karşı karşıya geliyor. Ortak akıl rafa kalktıkça, yönetimdeki kopukluk mahallelerin huzuruna yansıyor.
Beykoz halkı, belediye yönetimini yeniden meydanlara bekliyor. Kapalı kapılar ardında alınan kararlar, ne kadar doğru olursa olsun, halkın onayından ve temasından geçmediği sürece eksik kalacaktır. Mahalle Buluşmaları bir lütuf değil, demokratik bir haktır.
Beykoz’un sorunlarını çözmek istiyorsanız, çözümün anahtarı dosyalarda değil, sokağın sesindedir. Sayın yetkililer; halkın çayını içmekten, derdini dinlemekten ve onlarla omuz omuza yürümekten neden vazgeçtiniz?