

www.medyabeykoz.com | 12 Şubat 2026
Beykoz siyaseti, Özlem Vural Gürzel’in CHP ve CHP Meclis üyelerine yönelik ağır ithamlarıyla çalkalanırken, kamuoyu şu can alıcı soruyu soruyor: Eğer bir suç varsa, neden yargıya başvurmadınız?
Siyaset kulislerinde ve sosyal medyada yankılanan tepkiler, iddia sahiplerinin “şimdiye kadar neden sustuğu” noktasında birleşiyor. Birinci derece amir sıfatıyla kamu sorumluluğu taşıyan isimlerin, ortada bir “suç” olduğunu iddia edip suç duyurusunda bulunmaması, hukuki ve ahlaki bir çelişkiyi de beraberinde getiriyor.
“Suçu Gizlemek de Suç Değil mi?”
Hukuk kuralları açık ve nettir. Bir kamu görevlisi veya sorumlu bir yönetici, tanık olduğu ya da bildiği bir suçu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür. Özlem Vural Gürzel’in hedef aldığı isimlere yönelik “suç” nitelemeleri, eğer somut belgelere dayanıyorsa, bu belgelerin yeri sosyal medya paylaşımları veya TV programları değil, adliye koridorlarıdır.
Kamuoyu adına soruyoruz:
Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir suçun işlendiğine dair belirtileri öğrenip de yetkili makamlara bildirmemek, bildirimi geciktirmek veya suçu gizlemek, kişiyi doğrudan hukuki bir çıkmaza sürüklemez mi?
Kendi iddiaları altında ezilme riskiyle karşı karşıya kalanların, “şimdiye kadar neredeydiniz?” sorusuna verecek mantıklı bir cevabı olup olmadığı merak konusu. Beykoz halkı laf kalabalığı değil, şeffaf bir yönetim ve somut adımlar bekliyor. Suç varsa gereği yapılmalıdır; yoksa, bu ağır ithamların birer karalama kampanyasından öteye gitmediği tescillenmiş olacaktır.