Yardım Etmek mi, İhtiyacı Ortadan Kaldırmak mı?
Beykoz Belediyesi tarafından kurulan İyilik Çarşısı, Beykoz Bostanları içerisindeki hizmet binasında açıldı. İhtiyaç sahibi ailelerin çocuklarıyla birlikte giyim ürünlerini mağaza düzeninde ve kendi tercihleri doğrultusunda seçebileceği merkezden 2 bin ailenin yararlanması hedefleniyor.
Haftanın beş günü hizmet verecek çarşıya ailelerin belediyenin ring seferleriyle ulaşması planlandı.
Merkezdeki kıyafetlerin tamamının hayırseverlerin desteğiyle sağlanan sıfır ürünlerden oluştuğu açıklandı.
Yardımın paketler hâlinde dağıtılması yerine vatandaşların ihtiyaçlarını özgürce seçebilmesi, insan onurunu gözeten yönüyle önemli bir sosyal destek modeli ortaya koydu.
Ancak İyilik Çarşısı’nın 2 bin aileye hizmet verecek olması, projenin değerinin yanında Beykoz’daki ekonomik tablonun da sorgulanmasını gerekli kılıyor.
Bir ilçede binlerce ailenin kıyafet, ayakkabı, kırtasiye veya temel ihtiyaç desteğine gereksinim duyması yalnızca dayanışmanın büyüklüğünü değil, yoksulluğun ulaştığı boyutu da gösteriyor.
Aç kalan bir aileye gıda, üşüyen bir çocuğa kıyafet ulaştırmak ertelenemez bir kamusal sorumluluktur. Fakat sosyal politika yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla sınırlı kalamaz.
Asıl hedef; aileleri sürekli yardıma yönelten işsizlik, düşük gelir, yüksek kiralar, hayat pahalılığı ve eğitimde fırsat eşitsizliği gibi koşulları değiştirmek olmalıdır.
İyilik Çarşısı; yerel yönetimin bugün için bir ihtiyacı karşılaması ve vatandaşlara seçme hakkı tanıması bakımından değerli bir hizmettir. Ancak siyasetçinin gerçek başarısı zaman içinde daha fazla aileye yardım dağıtılmasıyla değil, bu desteğe ihtiyaç duyan aile sayısının azalmasıyla ölçülecektir.
Çünkü yardım vicdanın, insanları yardıma muhtaç bırakan şartları ortadan kaldırmak ise siyasetin görevidir.
SEHER SEZGİN