
19 Mayıs…
Bir milletin kaderini değiştiren ilk adım…
Karanlığın içinden doğan umut, esarete karşı yükselen başkaldırı…
Bandırma Vapuru’yla Samsun’a çıkan sadece Mustafa Kemal değildi;
O adım bir milletin bağımsızlık yeminine basılan mühürdü,
O gün yola çıkanlar; rahatını, makamını, kişisel ikbalini düşünmedi.
Onlar; vatanı düşündü, halkını düşündü, kendisine güvenen insanları düşündü.
Çünkü bazı insanlar kendi hayatını yaşamak için değil, milletinin kaderini değiştirmek için doğar.
19 Mayıs’ın ruhunda korkusuzluk vardır…
Kararlılıkla ilerlemek, gerekirse ölümü göze almak ama asla teslim olmamak vardır.
Çünkü bağımsızlık; korkanların değil, bedel ödemeyi göze alanların omuzlarında yükselir…
Mustafa Kemal Atatürk en büyük gücünü gençlikte gördü.
Çünkü o biliyordu; bir milletin geleceği, cesur gençlerinin yüreğinde yaşar.
Bu yüzden Cumhuriyeti gençlere emanet etti.
Çünkü gençlik; umuttur, direniştir, yeniden ayağa kalkma iradesidir.
Ve bu sebepledir ki yıllar önce Gençliğe Hitabe’de söylediği o sözler bugün hâlâ yolumuzu aydınlatır:
“Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin…”
Çünkü şartlar ne kadar ağır olursa olsun,
vatan sevgisi geri adım atmaz.
Çünkü bu millet, en zor zamanda bile küllerinden doğmayı başarmıştır.
Ey Türk gençliği…
Bugün sana düşen görev sadece geçmişi anmak değildir.
Sana düşen görev; o mücadele ruhunu yaşatmak,
haksızlık karşısında susmamak,
ve gerektiğinde korkmadan sorumluluk almaktır.
Atatürk’ün gençliğe olan güveni boşuna değildi.
O, bu milletin damarlarında dolaşan asil kanı gördü.
Ve biliyordu ki;
o damarlarındaki asil kan oldukça
bu vatan asla diz çökmeyecek.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Ne mutlu vatanı için yürümekten korkmayanlara…
Ne mutlu damarlarındaki asil kana sahip çıkan Türk gençliğine,
Ve NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
ESENGÜL YÜCE