DOLAR
45,8844
EURO
53,4639
ALTIN
6.684,56
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
28°C

ÇORUM KATLİAMI…

ÇORUM KATLİAMI…
28.05.2026 21:51
A+
A-

www.medyabeykoz.com – 28 Mayıs 2026

27 Mayıs 1980’de başlayıp tam 44 gün süren, 10 Temmuz’da sona eren bu karanlık süreç; yalnızca Çorum’un değil, Türkiye’nin hafızasına kazınmış en acı dönemlerden biri oldu.

Takvimler kanı, korkuyu ve gözyaşını gösterirken; bu toprakların kadim şehirlerinden biri olan Çorum’da yalnızca insanlar değil, kardeşlik, komşuluk ve vicdan da ağır yaralandı. Aynı sokağın çocukları birbirine düşman edildi, aynı sofraya oturan insanlar korkuyla evlerine kapandı. Ve geride; yitirilmiş canlar, susmayan ağıtlar ve hâlâ dinmeyen bir acı kaldı.

Reklam

Çorum Katliamı, yalnızca bir mezhep çatışması değildi. O günlerde yaşananlar; halkın birbirine kırdırıldığı, nefretin organize edildiği, korkunun büyütüldüğü karanlık bir dönemin yansımasıydı. İnsanlar kimliklerinden, inançlarından, düşüncelerinden dolayı hedef haline getirildi. Evler yakıldı, dükkânlar talan edildi, ocaklar söndü. Çocuklar babasız, anneler evlatsız kaldı.

En acısı da şuydu:

Ölenlerin çoğu birbirini tanıyordu. Aynı pazarda alışveriş yapan, aynı çeşmeden su içen, aynı memleket türküsünü söyleyen insanlardı onlar. Bir şehrin kalbine korku ekildiğinde, yalnızca insanlar ölmez; güven ölür, huzur ölür, insanlık ölür.

Bugün Çorum Katliamı’nı anmak; yalnızca geçmişe ağıt yakmak değildir. Aynı acıların yeniden yaşanmaması için hafızayı diri tutmaktır. Çünkü unutulan her acı, bir gün başka şehirlerde yeniden karşımıza çıkar. Maraş’ta, Madımak’ta, Gazi’de olduğu gibi… Bu ülkenin tarihinde nice anne aynı gözyaşını döktü, nice çocuk aynı korkuyla büyüdü.

Ama bütün karanlığa rağmen bu toprakların insanı bir şeyi hiç kaybetmedi:

Direnmeyi, birbirine sarılmayı ve yeniden ayağa kalkmayı…

Çorum’da yitirilen canları anarken; kinle değil, adaletle konuşmak gerekir. Çünkü gerçek adalet yalnızca suçluları bulmak değil, bir daha hiçbir annenin evladını toprağa vermeyeceği bir ülke kurabilmektir.

Ve belki de bugün en çok bunu söylemek gerekir:

İnsanların inancı, mezhebi, dili ya da kimliği değil; birbirine duyduğu merhamet bu ülkeyi ayakta tutacaktır.

Çorum’un küllerinden yükselmesi gereken şey öfke değil, hafızadır.

Çünkü unutan toplumlar, acıları tekrar yaşamaya mahkûmdur.

Kaybettiklerimizi saygıyla anıyorum…

Acıları hâlâ dinmeyen tüm yüreklere sabır, bu ülkeye ise vicdan diliyorum…

ESENGÜL YÜCE

Reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.