M. Talat Karasakaloğlu

M. Talat Karasakaloğlu, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunudur. Eğitim hayatının lise ve üniversite yıllarını, daha sonra uzun yıllar Beykoz Belediye Başkanlığı yapan Yücel Çelikbilek ile aynı dönemde geçirdi. Çelikbilek’in hem lise hem de üniversite arkadaşı olan Karasakaoğlu, ekonomi, yerel yönetimler, Beykoz’un toplumsal yaşamı ve güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini MedyaBeykoz okurlarıyla paylaşmaktadır.

KİRALAR CAN YAKIYOR…

10.09.2026 20:16 | Son Güncellenme: 10.09.2026 20:21

KİRALAR CAN YAKIYOR…

Peki, Çözüm Nerede?

Ülkemizde son beş yıldır giderek büyüyen bir kira ve barınma sorunu yaşıyoruz.

Bugün birçok vatandaşımız için mesele yalnızca ev sahibi olmak değil; kirasını ödeyerek barınabilmek haline geldi.

Ancak ben bu sorunun temelinde yalnızca ev sahiplerinin tutumlarının olduğunu düşünmüyorum.

Asıl mesele, yıllar içerisinde sosyal konut üretiminin yeterince artırılamaması, uygun maliyetli konutların azalması ve vatandaşın konuta erişimini kolaylaştıracak desteklerin yetersiz kalmasıdır.

Geçmişte bunu nasıl yapıyorduk?

Beykoz’un geçmişine baktığımızda bunun önemli örneklerini görebiliriz.

İnşaat sektörünün bugünkü kadar gelişmediği, inşaat tekniklerinin henüz modernleşmediği yıllarda bile işçi evleri ve yapı kooperatifleri aracılığıyla, düşük gelirli vatandaşların da sahip olabileceği konutlar yapılıyordu.

Üstelik bugün birçok kişinin hayalini kurduğu bahçeli evlere benzer evlerde insanlar yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Bu yalnızca Beykoz’a özgü de değildi. Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde kooperatifler aracılığıyla vatandaşların konut sahibi olması sağlanıyordu.

60’lı, 70’li ve 80’li yıllardan başlayarak on yıllık dönemler halinde geriye dönüp baktığımızda, özellikle 2000’li yıllardan sonra büyükşehirlerde konut üretiminin giderek farklı bir yöne evrildiğini görüyoruz.

Konut ihtiyacının yerini zamanla lüks konutlar, rezidanslar ve villa kentler almaya başladı.

Elbette bunlara da ihtiyaç var.

Ancak toplumun tamamının gelir seviyesinin aynı olmadığını da unutmamak gerekiyor.

Sadece kira değil, güvenli konut sorunu da var

Bugün konuştuğumuz sorun yalnızca yüksek kiralar değildir.

Bir başka büyük sorun da yaşlanan ve deprem riski taşıyan yapı stokumuzdur.

Yani vatandaşımıza yalnızca uygun fiyatlı bir konut sunmak yetmez.

O konutun aynı zamanda güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir olması gerekir.

İşte bu nedenle önümüzdeki yıllarda konut meselesini yalnızca kira fiyatları üzerinden değil, bütün yönleriyle ele almak zorundayız.

Devletin attığı adımlar önemli ama yeterli değil

İktidarların bu sorunun farkında olduğunu düşünüyorum.

Nitekim seçim dönemlerinde konut ve kira sorununa yönelik çeşitli çözüm vaatleri de gündeme geliyor.

TOKİ ve KİPTAŞ gibi kamu kurumlarının çalışmaları da elbette önemli.

Ancak gelinen noktada yapılanların, ülkemizin ve özellikle büyükşehirlerimizin artan konut ihtiyacını karşılamada yeterli olduğunu söylemek zor.

Son dönemde başlatılan kiralık konut kampanyası bu açıdan olumlu bir adımdır.

Fakat mevcut ihtiyacın yanında sunulan konut sayısının sınırlı olması ve üç yıllık kira süresinin vatandaş açısından yeni bir sorun oluşturabilme ihtimali üzerinde de düşünülmelidir.

Bugün bir evden başka bir eve taşınmanın; nakliye, ve diğer masraflarla birlikte çok ciddi rakamlara ulaşabildiği bir ortamdayız.

Üç yıl sonra yeniden taşınmak zorunda kalmak, bu uygulamanın vatandaş açısından sağlayacağı rahatlığı azaltabilir.

Peki çözüm nerede?

Bence çözüm, yalnızca geçici tedbirlerde değil, uzun vadeli ve planlı bir konut politikasında aranmalıdır.

Devlet ve belediyeler sosyal konut üretimini daha fazla önemsemeli.

Vatandaşın ulaşabileceği, altyapısı hazırlanmış uygun maliyetli arsalar üretilmeli.

Kooperatifçilik yeniden desteklenmeli.

İmar süreçlerinde vatandaşın önünü tıkayan gereksiz bürokratik işlemler kolaylaştırılmalı.

Dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi için uzun vadeli ve ulaşılabilir finansman modelleri geliştirilmelidir.

Çünkü barınma yalnızca ekonomik bir mesele değildir.

Güvenli ve sağlıklı bir evde yaşamak, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir.

Bu nedenle kiracı ile ev sahibini karşı karşıya getirmek yerine, sorunun temelindeki sorunun temelindeki konut açığına odaklanmalıyız.

Daha fazla sosyal konut…
Daha ulaşılabilir konut…
Daha güvenli binalar…

Ve vatandaşın yıllarca kira ödemek yerine kendi evine sahip olabileceği bir sistem…

Bence asıl hedefimiz bu olmalıdır.

Dilim döndüğünce, hepimizin ortak sorunu olan güvenli, sağlıklı ve ulaşılabilir konut ihtiyacımızı sizlere aktarmaya
çalıştım.
Kalın sağlıcakla

M.TALAT KARASAKALOĞLU

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com